Kahvaltı masasında oturan Gümüş, masadakilere bakarken Mert’in nerede olduğunu, ona söylemeden nereye gittiğini merak ediyordu. Uyandığından beri bulanan midesi, zorlukla içtiği açık çaydan ve yediği bir parça ekmekten sonra biraz toparlanır gibi olmuştu. Baş ağrısı ve bulantısı yüzünden bir daha alkol kullanmak istemediğinden neredeyse emindi ancak eğlendiğini anımsıyor oluşu, ona acısını unutunca yeniden içebileceğini düşündürtüyordu. Ağzına bir parça daha ekmek atıp yavaşça çiğnerken Esin’in yeniden kıkırdaması ile başını kaldırıp ona döndü. “Ne oldu?” diye sorarken, Canan Hanım’ın dikkatini çekmemek için sesi kısıktı. Onun gölgesi bile üzerine düşse çekiniyordu. “Eren’e gülüyorum. Hep öküz gibi yer ama dudağındaki yara yüzünden aristokratlar gibi nazik takılıyor. Şunun lokmasına ba

