Hanım ağaya gerektiğince soğuk davranarak konaktan ayrılmış, eve dönmüştü Mirza. Bu soğukluğu ondan sıkıldığı için falan değildi. Küçük bir aşk oyunuydu yalnızca. Böylece Şayeste'nin kafası karışacak, kendisine çıkışıp bir şekilde kollarına atılacaktı. Yoksa ondan uzak durabilecek gibi değildi artık. Birlikte uydukları o geceden sonra hep daha fazlasını ister olmuştu Mirza. Artık o karanlık odasındaki geniş, soğuk yatağında tek başına yatmak istemiyordu. Bir sabah uyandığında sol yanında Şayeste'yi görmeyi arzulamaktan, bunun hayaliyle yaşamaktan yorulmuştu. Birliktelikleri ne kadar çabuk olursa, Mirza için de o kadar iyi olacaktı. Aksi halde bu taht oyunu yerini bir aşk oyununa bırakacak, Mirza'da akıllıca davranmayı bir kenara bırakarak öfkesini ortaya çıkarıp kan dökmeye başla

