Mirza'nın tahmin ettiği üzere Biçe Sosun'a gitmişti. Sürgün edildiği konağın avlusuna girdiğinde ortamın nasıl da ıssız olduğuna bakınırken yukarıdan koşarak gelen kız kardeşinin: "Abla." diye neşeyle şakımasıyla yüzüne geniş bir gülümseme oturttu. Şuan surat yapmasının bir anlamı yoktu. Kız kardeşine sıkı sıkı sarılıp hal hatır ederek onun yönlendirmesiyle üç beş çalışanıyla kimsesiz konağın üst katına çıktı. Sosun etrafında koşturup hizmet için emirler yağdırırken Biçe oturduğu yerde memnuniyetsiz surat ifadesiyle etrafı gözlüyordu. Konağın içi de dışı kadar boştu. Ne doğru düzgün bir eşya, ne iş güç görecek yeterli çalışan vardı. Kız kardeşinin Begüm'lüğünün gerçekten elinden alındığını daha net anlayabildi. Şayeste'de böylesi bir gücün olacağını kim düşünebilirdi ki? "Eee abla

