"Sana mı ait?" Duvarın kenarında duran, siyah renkteki gitara doğru ilerlerken ellerim üzerinde dolanmak için karıncalanıyordu. Her zaman hevesim olsa da öğrenmeye hiç fırsat bulamamıştım. Parmaklarım, gitarın üzerinde dolaştı. "Evet, çalmayı biliyor musun?" Başımı iki yana doğru salladım. "Öğrenmeye hiç fırsatım olmadı." Ona doğru döndüm. "Bir gün benim için çalar mısın?" "Çalarım." Elim gitarın pürüzsüz yüzeyinde gezindi. Muzip bir sesle "Söz mü?" dedim. Nefesi enseme çarparken elimin yanındaki eli, parmaklarımın yolunu takip etti. "Söz." Sıcak nefesi ensemdeki tüyleri diken diken ederken içim titremişti. Omzumun üzerine çıkan eli ona doğru dönmem için teşvik ederken dönüp düşünceli yüzüne baktım. "Ateş, ben teklifini kabul edemem," diye bir çırpıda konuştum. Kaşları çatılırk

