Ateş: Bu akşam Asaf'ın sözü var. Saat sekizde orada olacağız. Şaşkın bakışlarım telefonun ekranındaydı. Asaf sözleniyor muydu? Ve benim bundan sadece saatler önce mi haberim oluyordu? Verda: Neden daha önce söylemedin? Ateş: Ben de dün gece öğrendim. Sana söyleyecektim ama ayakta bile duramıyordun. Dudaklarımı büzdüm. Dün geceden ötürü küsmüştü bana. Sabah da soğuk soğuk bir hoşça kal demesi haricinde aramızda konuşma bile geçmemişti. Kısaca tamam yazdıktan sonra telefonu kapattım. Tek başıma kimseyi tanımadan ne yapacaktım ki ben orada? Kısa bir an düşününce aklıma Eyşan geldi. Telefonumu tekrar elime alıp onu aradım. "Daha bir saat önce yanından ayrılmama rağmen beni mi özledin?" Eyşan'ın sözleri üzerine gülmeye başladım. "Çok özledim hem de. Hatta yine görüşelim. Ateş'in kardeş

