Mortal

2429 Kelimeler
''Anam belim...Bu kitaplar eşşek ölüsü mübarek...''dedi Gül ve sırt çantasının kulplarını kaldırıp açıyan omzunu ovaladı. ''Bilginin altında eziliyiyorum allah belamı versin.''dedi ve etrafına baktığında diğerlerinin küçükcük çantaları vardı.Hatta çanta değil bildiğin bez torbalardı. ''Ulan bu okulda tek okuyan ben miyim?Neyse önce şu sınıfımızı bulalım.''Dedi ve Van kedisi gözlü Boris den aldığı ders programına baktı. ''İlk ders Royal Tarihi mi?İlk ders tarih mi olur.Anlaşıldı ilk ders uyuyacağız.''dedi ve önünden geçen sarışın kızı durdu. ''Bakar mısın?Royal Tarihi dersi hangi sınıfta.''dedi Gül. Kız önce Gül'ü süzüp küçümseyerek baktı. ''Doğru sınıfı aradığına emin misin?''dedi. ''Bu kadar ukala olduğuna göre sende Royal sınıfından olmalısın.''dedi Gül. ''Yoksa sen şu mortal mısın?''dedi Kız. ''Sınıfı söyleyecek misin artık.''dedi Gül. ''Peki tamam..''dedi Kız Gül reverans yapıp ''Önde buyrun prenses.''dedi alayla. Kız umursamadan önde ilerledi.Gül de onu takip ediyordu. Sınıfı doğru ilerlerken Gül ,kızı inceledi. Sarışın uzun ince tam bir manken gibiydi.Amerikan filmlerindeki kötü başrol kızı gibiydi. Uzun bir koridoru yürüyüp sonunda sınıfı gelmişlerdi.Kız arkadaşlarının yanına giderken Gül kapının önünde donup kalmıştı. ''Siktir...''dedi. Ya sarışın yada kızıldılar.Beyaz tenleri ve renkli gözleri vardı.Bir tek gül siyah saçlı kahverengiydi. Değişik görüntüsüyle dikkat çekmişti. ''Niye bakıyorlar şimdi bunlar...Anaa bu sincap diye dalga geçtiğim çocuk değil mi?''dedi sessizce Gül arka sıralara doğru ilerlerken bile gözleri hala üzerinde hissetti.Sırasına oturup çantasını masanın üzerine bırakmasıyla başlarına toplandılar.Soru yağmuruna tuttular. ''Sen mortal mısın?'' ''Çember perisi öyle diyor.''dedi Gül ''Hüma kuşu gerçekten sen misin?'' ''Hektor öyle olduğumu söyledi.''dedi Gül ''Bu üstündeki ne?'' ''Kot tişört..''dedi Gül ''Çantan çok garip'' ''Normal okul çantası..''dedi Gül ''Saçın neden siyah.'' ''Çünkü öyle.''dedi Gül ''Gözlerinde de renkli değil.'' ''Kısmet.''dedi Gül Sıkılmıştı artık sorulardan. ''Burası Royal sınıfı sadece royal olanlar girebilir.Yanlış geldin.''dedi Alvin. Yanında o sarışın kız vardı. ''Bende söyledim ama ısrar ettti.''dedi sarışın kız. Gül çantasından kitabı çıkarırken ''Hektor bana tüm sınıflarının dersine girebileceğimi söyledi.O yüzden doğru sınıfa geldim..''dedi. ''Biz seni istemiyoruz.''dedi Alvin. Diğerleri de ona katılıp ''Evet istemiyoruz.''dedi. Gül ayağa kalkıp Alvin'in karşısına dikildi. ''Alvin ve sincaplarının ne dediği umrumda değil.Sorunu olan Hektorla görüşsün.''dedi ve sırasına oturdu. ''Sorgunuz bittiyse dağılın başımdan.''dedi. Alvin elini masaya vurup ''Sen ...buraya ...ait ....değilsin...''dedi tane tane. Gül dudaklarını kıpırdadarak ''Um -rum-da de-ğil..''dedi. Kızıl çilli ,yeşil gözlü kıvırcık saçlı bir kadın içeri girdi. ''Herkes yerlerine..''diye bağırdı. Alvin hariç hepsi gitmişti.Alvin öylece Gül'e bakıyordu. ''Alvin...sende yerine..''dedi Kadın. ''Bayan Sarel ,bu kız yanlış sınıfta.Çıkmasını söyleyin.''dedi Alvin. ''Alvin ,kimse yanlış sınıfta değil.Yerine geç.''dedi Sarell ''Ama...''dedi Alvin Gül ,Alvin'e göz kırpıp ''Hadi sırana Prens hazretleri.'' ''Bu burda bitmedi.''dedi Alvin ve sırasına döndü. ''Yine bekleriz...Kapımızı her zaman açıktır size.''dedi Gül alayla. ''İlk dersimiz.. Kral 1.Hanny...''dedi Sarel ve konuşmaya başladı. Gül anlattıklarından hiçbir şey anlamıyordu. ''Kitapdan bakayım bari.''dedi ve kitabı açmasıyla ''Laaannn'' çığlık atıp geri kapattı.Herkes arkaya baktı. ''Bir sorun mu var.''dedi Sarell. ''Hocam bence bu kitaptakiler tarih olmadı.Hala yaşıyor olabilir.''dedi Gül korkuyla. ''Nasıl?''dedi Sarell ''Ama ben sizden önceki tarih öğretmenime söyledim.Hocam ölmüş insanların özel hayatlarını kurcalamayalım.Mahremiyete saygınız olsun dedim.Bak sonra canlanıp gelirler sonra al başına belayı..Yani adamlarda saygı değer büyüklerimiz.Adamlar ölmüş ikinci defa biz nasıl öldürelim değil mi ama.''dedi Gül. ''Bu kız ne saçmalıyor.''dedi Sarışın. ''Bayan Gül sorun tam olarak ne?''dedi Sarell ''Hocam benim çantamda zemzem suyu var.Babannem hacdan getirmişti.Bu kitabın üzerine dökelim.Tüm hayaletler gider.''dedi Gül. ''Ne hayaleti?Kitaptaki sadece resim...''dedi Alvin kitabı açıp Gül'e gösterdi. Gül hemen dua okumaya başladı. ''Kapat kitabı kapat .''dedi korkuyla. ''Sanırım anladım ...Arkadaşınız mortal olduğu için bu tür şeyleri bilmiyor olabilir.Gül onlar sadece hareketli resimler.Gerçek değil.''dedi. ''Bumerang gibi mi?''dedi Gül. ''Onun ne olduğunu bilmiyorum ama hareket eden resim sadece.Hayalet falan değil.''dedi Sarell. ''Haaa... anladım.''dedi Gül ve rahat bir nefes aldı. Alvin kitabı eline alıp'' Ben hayaletim Gül'ü yiyeceğim.''dedi Alvin alayla. ''Haa haa çok komik..''dedi Gül ''Alvin... tamam..Arkadaşınız bu dünyaya çok yabancı.Ona yardımcı olmalısınız.''dedi Sarell. Alvin ,Gül 'e bakıp ''Zevkle.''dedi sırıtarak. Gül bu sırıtmanın başına bir iş acağına emindi. Bir saatin sonunda ders bitmişti. ''Bir saat boyunca kraliyet ailesinin bir yaratığı öldürmesi dinledim.Bu mu tarih..Tarih dediğin top mermisi ile surları delmektir yada gemiyi karadan yürütmektir ya da tonlarca ağırlığında top mermisini sırtlamaktır.Tarih dediğin toprakların için mücadele etmektir.Tarih topraklarını genişletmek için can almak değildir.''dedi Gül ''Sen bizim tarihimizi küçümseyemezsin.''dedi Alvin. ''Küçümsediğimden değil.Küçük geldiğinden.''dedi Gül ve çantasını alacakken Alvin engelledi. ''Bırak çantamı...''dedi Gül. Alvin sinirle çantadan tutup Gül'ü kendine çekti. ''O küçümsediğin savaşta ailemi kaybettim ben.''dediğinde Gül donup kalmıştı. ''Ben...ben...''dedi Gül konuşamadı. Alvin, Gül'ün çantasını bırakıp ''Bilmediğin konularda fikir yapma.''dedi ve gitti. Gül yaptığından utanmıştı.Peşinden gitti ama yetişemedi.Bir anda gözden kayboldu. Ders programına bakıp ''İkinci derse gitmeliym...''dedi ve özür işini sonraya bıraktı. İkinci dersi okuduğunda gözleri büyüdü. ''Asgar Yaratıkları mı?Bugün ölmesem iyi.''dedi ve sınıfın yerini soracakken aklına bir şey geldi. ''Royal sınıfı sarışın ve renkli gözlüler giriyorsa.Bu canavar dersi Killer Sınıfına aittir.O zamanda çirkin siyah giyimli öğrencileri takip edersem sınıfı bulabilirim.Ne kadar zekiyim..''dedi Gül ve çirkin ve siyah giyimli bir öğrenci bulup takip etti. Karanlık ve uzun bir koridora girdi.Gül koridora girince önünü göremedi.Telefonu çıkarıp flaşı açtığında boğazında bir el hisseti. ''Sen kimsin ? Neden beni takip ediyorsun?''dedi çocuk ''Ders..Canavar dersine gidece...ğim..''dedi Gül ''Sen o mortal kız mısın?''dedi Gül başını salladı. ''Fırsat ayağımıza geldi.Senin ataların bize çok eziyet etti.İntikam zamanı..''dedi Çocuk. ''Yalnız tek mortal ben değilim ki..Dünyaada bir sürü mortal var.Size eziyet eden biz değil.Royal sınıfı...Az önce derste işledik.Canavarı nasıl öldürdüğünü...Nasıl kahraman gibi kitaplara işlenmiş.''Dedi ''Öyle mi?''dedi çocuk elleri gevşedi. ''Tabi yaa..Böyle sizi ecüş bücüş çizmişler.Ama öyle değil ki..Siz..siz...-Gül iltifat etmek istiyor ama içinden gelmiyordu.Ama yapmalıydı. - Siz ki nur yüzlü, boncuk bocuk bakan o kırmızı gözlü yakışıklı mı yakışlı birisiniz.Asıl canavar onlar.''dedi. ''Haklısın onlar.''dedi Çocuk Ulan ben neymişim be..İki dakika iki sınıfı düşman ettim.Korkulur benden vallahi. Derken ensesinde bir el hissetti.. ''İşte yakaladım seni Mortal.''dedi biri Gül sesin sahibini biliyordu. Zebani...Diğer adıyla ''Zeyn...''dedi. Çocuk Zeyn'i görünce kaçtı.Keşke bende kaçabilseydim. ''Sen bana kötü sözler söyledin.''dedi Zeyn ''Zeyn abicim vallahi benim suçum değil.Hep o K-pop idolü yüzünden beni kandırdı ses geçirmiyor dedi.Bende yardırdım küfrü..Affett beni abicim..Söz bir daha yapmam.''ded Gül ''Sen özür mü diliyor?''dedi Zeyn. ''Tabi ya özür ..Özür diliyorum...Affettin mi?'' Gül. Zeyn başını çevirip ''Kulağımı ısır.''dedi. ''Af buyur abicim...''dedi Gül. ''Sen özür dilemek için beni kulağı ısırmak.''dedi Zeyn ''Ama şimdi kulağı ısırmak ne alaka?Sapık mı nedir?''dedi Gül ''Isır..''dedi Zeyn sinirle. ''Yok vallahi manyak bu..''dedi Gül O sırada iki metre boyunda siyahlarla giyimli bir adam yanlarına geldi. ''Anaa gerçek zebani...Benim canım değil şunun kini al.Benim sevgilim bile olmadı.''dedi Gül. ''Tuffex türü o şekilde özür diler.''dedi O zebani kılıklı adam. ''Tür mü?''dedi Gül. ''Sen mortal olmalısın.Ben Yaratık Dersi Hocası Bay Knit .Bu sınıfta olan öğrencilerin hepsi yaratık..Zeyn de bir Tuffex.İstediğini yapsan iyi olur.Sinirlenirse kontrol altına alınması zor bir tür.''Dedi Knit. ''Isır ...''dedi Zeyn sinirlenmişti.Gözleri büyümüş boyundaki damarlar belirginleşmişti. ''Tamam onun türünde özür dilemek de bizde başka anlamı var kulak ısırmanın.''dedi Gül ateş basmıştı. ''Isır..''dedi Zeyn. ''Ama hoca var ayıp olmasın.Ben sonra özür dilerim.Hem derse geç kaldık derse..''Dedi Gül adım atacakken Zeyn önüne çıktı.Hoca Knit'e baktı. ''Derse geç kalmayın.''dedi Knit hoca gitti. ''Isır..''dedi Zeyn. ''Aaa sende..Isır...ısır...ısır ...Bekle yapacağız..''dedi Gül .İlk öpücüğümü bile vermeden fantezili kulak ısırığı yapıyorum. Gelecekteki sevigilim affet kulak ısırmalı fantezimi adını bile bilmediğimTuffex türünde Zeyn de kullanıyorum. Gül,Zeyn'e yaklaşıp kulağını hafifçe ısırdı.Ardından geri çekildi.Garip hissediyordu.Yüzü ateş gibi yanıyordu.Elleriyle kendini yelleyip ''Sıcak oldu..''derken Zeyn onun suratına tükürdü ardından ''Affettim seni..''dedi. Gül suratını silerken Knit hoca geri geldi. '' Tükürürse seni affettiği anlamına...''derken durdu. ''Farkettim...''dedi Gül ve hocayı geçip sınıfa ilerledi. ''Bu yaratık dilini çabuk öğrenmeliyim.''dedi. Gül sınıfa girdiğinde siyah ve çirkinlerle dolu bir sınıf..Çirkin derken ürkütücü bir çirkinliği vardı hepsinin.Arka sıralar doluydu.Ön sıraya oturdu. Hepsi ona bakıyordu. Gül yutkunup etrafına baktı. Bunlar beni yemez değil mi? Bay Knit masaya vurup ''Herkes buraya baksın...Bugün Gena türünü işleyeceğiz.Konuyu arkadaşınız Apaksi anlatacak..Apaksi buraya gel ve türün hakkında bize bilgiler ver.''dedi. Gül arkasına baktı kilolu iri yarı bir çocuk Bay Knit'in yanına geldi. ''Apaksi önce bize türünün gerçek şeklini göster.''dedi Bay Knit. ''Nasıl...Dönüşebiliyor mu buradaki herkes...''dedi Gül ''Normal gibi görünmelerine aldanma mortal.Bu sınıftaki herkes bir canavar.''dedi Zeyn. Gül sessizce ''Bu normal hainizse dönüşmüş halinizi görmek istemem.''dedi. Zeyn'in yanında bir kız.. ''Sen dönüşemiyor musunu?''dedi. ''Aslında Sebahat abla bir düğünde bana bir makyaj yaptı .Anam bile tanıyamadı.Anca o kadar dönüşebiliyoruz.''dedi Gül. ''Sessizlik...Mortal türüne gelince anlatırsın Gül.Bugün ki konumuz Gena türü.''dedi Bay Knit cebinden bir kese çıkartıp üzerine serpti ve yanındaki çocuğa dönüp ''Dönüşebilirsin..''dedi. Siyah dumanlar eşliğinde çocuk kayboldu. ''Hocam ne yaptınız?Çocuk kayboldu..''dedi Gül korkuyla ayağa kalktığında. ''Sakin Gül..Kaybolmadı.''dedi Bay Knit parmağı ile yeri gösterdi. Gü aşağıya baktığında ''Anaa bu küçükmüş yaa..''dedi ve yere eğildi. Yeşil boynuzluk tombik bir parmak çocuk olmuştu. ''Ne sevimli olmuşsun?''dedi Gül ve aklına bunu daha önce gördüğünü hissediyordu. ''Çok tanıdık geliyorsun.''dedi.  Bay Knit ''Gena türü iblislerin türünden gelir.Bir çok adları vardır.Şeytan ..diablo..cin...''derken Gül bir adım geri atıp ''Hadi yaa...''dedi. ''Gena türü ,yılan şekline alıp kurbanların ağızlarından kulaklarından burunlarında girip onun bedenini yerleşip uzun yıllar yaşayabilir.''dedi Bay Knit. Çocuğun yeşil bir yılana dönüştüğünü gören Gül ''Siktir...Amk koduğum..''dedi ve tekme ile yılanı duvara fırlattı.Yılan duvara yapışıp ardından yere düştü.Ardında çocuk eski insan şekline döndü. Herkes ona bakıyordu. ''Şey..Hocam..Yılandan korkarımda..Bana yaklaşınca reflesk olarak fırlattım..''dedi Gül ve sınıf onu alkışladı. ''Gül bu dersten ilk artıyı sen aldın.Bravo..Mortallar en iyi canavardır.''dedi Knit. ''Hocam övüyor musunuz gömüyor musunuz bilmiyorum ama eyvallah..''dedi Gül ve yerde yatan çocuğa bakıp ''İyi misin?''dedi. Çocuk ağzından kanlar akarak ''İyiyim..Güzel vuruştu...''dedi. Manyak bunlar gerçekten manyak.. ''Hemşire Neue götürün onu.Ders bitmiştir..''dedi Bay Knit ve sınıftan çıktı. Birkaç öğenci onu kollarından tuttup sınıftan çıkardı. Gül şaşkınlıkla sırasına oturup ''Başıma daha ne gelecek?''dedi ve sırasına yatıp ''Daha gireceğim iki ders var.''dedi. Saçlarında bir el hissetti.Başını kaldırdığında Zeyn'i gördü.Saçlarını okşuyordu. Geri çekilip ''Ne yapıyorsun?''dedi Gül. Zeyn tekrar saçlarını okşayıp cevap vermeden uzaklaştı. ''Manyak harbi hepsi manyak.''dedi Gül ve çantasını alıp sınıftan çıktı.Diğer sınıvı bulmak için aramaya başladı. ''Bir tane normal kişi yok mu?''dedi. ''Neye normal dediğine bağlı?''dedi bir ses. Gül sesin sahibine baktığında ''Aaa fenerli gelmiş.''dedi Gül. ''Adım Alex...'' ''Ama sen benim için fenerlisin.''dedi Gül ''Peki nasıl istersen..''dedi Alex ve devam etti. ''Peri Tozları dersine mi gidiyorsun?''dedi. ''Evet sen de mi?''dedi Gül ''Hıhı...Diğer sınıfların dersine de giriyormuşsun..Nasıl gitti?''dedi Alex ''Önce bir sınıf dolu kendini beğenmiş prens ve prenselerle 1.Hanny 'nin yaratıkları nasıl öldürdüğünü dinledim.Haa kitabın içinde haraketli hayaletler yüzünde kalp krizi geçiyordum.Sonra bir dolu canavarlarla bir yılan yani iblis her neyse tekme ile duvara yapıştırdım..Yani gayet normal bir öğrenci ilk ders deneyimi.''dedi Gül alayla. Alex gülümseyip ''Yakında alışırsın...''dedi ve sınıfı gösterdi. ''Bizde haraketli hayalet kitaplar yada dönüşebilen yaratıklar yok .Sadece..''dedi Alex tezgahın üstündeki rengarenk tozları gösterdi. ''Peri tozları var.''dedi. Gül tezgahın üstündeki tozlara baktı. ''Bunlar ne?''dedi. ''Büyü yapmak için bu peri tozlarından bir karışım yapıyoruz..Mesala şu sarı peri tozu ve lacivert peri tozunu minik miktarda karıştırırsak ...''dedi ve tozları küçük bir kapta karıştırıp pencerenin önüne ilerledi. Tozları üstüne serpip ''Büyü...''dedi. Gül otlara baktığında uzadığını gördü.. Gül sevmişti bu dersi. Heyecanla tezgaha gidip peki kırmızı ve sarıyı karıştırısak ne olur?''dedi. Alex gülümsedi. ''Dene...''dedi. ''Gerçekten yapabilir miyim?''dedi Gül Alex başını salladı. Gül heyecanla kırmızı toz kesesinin içine elini soktu.Avcuyla alacakkken..Alex onu elini tutup durdu. ''Hayır bu çok fazla... ''dedi ve bileğinden tutup salladı.Gül'ün avucundaki tozları döktü..Birazcık kalmıştı.. ''Bu yeterli..Kaseye koy..''dedi. Gül kırmızı tozu kaseye koydu. Ardından sarı tozu avuçla alacakken Alex'e baktı.Başını sağa sola sallayıp ''Hayır..''dedi. Gül avcundaki tozu biraz döküp ''Bu kadar..''dedi. ''Hayır biraz daha.''dedi Alex ''Off tamam.''dedi Gül ve avucundaki tozun yarısını döktü.Kalanı kaseye koyup karıştırdı. ''Eee şimdi ne olacak?''dedi. ''Tozu şu kalemin üzerine dök ve bir sayı söyle.''dedi Alex Gül tozu kalemin üzerine döküp ''Üç ..''dedi. Kalem üç tane olmuştu. ''Hadi bee..Şimdi bunu kendi üzerimizde denesek.Üç tane olsam.Her derse bir kopyamı yollardım.''dedi Gül ''O iş öyle olmuyor..''dedi Alex ve kalemi gösterdi. Gül kalemlere baktığın üçünün çürüyüp yok olduğunu gördü.. ''Nasıl?'' ''Peri tozları ne kadar güzel gözüksede bir o kadar da tehlikeli..Kullandığın peri tozunun gramı şaşarsa ölümcül olabilir..Canlılar ile cansızlar arsında kullanılan peri tozları çok farklı..''dedi Alex ''Matematikten kaçtık ama hesap kitap işinden kaçamadık.Matematik her yerde diye boşuna dememişler.''dedi Gül Sınıf yavaş yavaş dolarken.Gül kendine bir yer seçti. **-*** ''Bitter çikolatam neler gördü bu gözler neler bilemesin.''dedi Gül. ''Anlatılanlar doğru mu?Bir öğrenciyi duvara fırlatmışsın.''dedi Bitter. ''Abartılacak bir şey yok.Bana doğru yaklaşıyordu.Bende bir tekme koydum.Amele sümüğü gibi yapıştırdım duvara..''dedi. ''Hah..''dedi Bitter. ''Boşver bitterim .Yorma sen o güzel kafanı.Hadi derse gidelim.''dedi. Beraber Şifa bitkileri dersine girdiler. Gül içeri girdğinde ''Eee burası bahçe ..Bitter çukalatam doğru yere geldiğimize emin misin?''dedi. ''Evet bak herkes orada...''dedi Bitter. Gül ilerleken etrafa bakıyordu.Her tarafta bitkiler otlar değişik değişik kurutulmuş bitki dalları vardı. ''Bu bildiğin babannemin bize içirdiği kocakarı ilaçları.Birde ders olarak göreceğiz.''dedi Gül . Saçları beyambeyaz tombul bir yaşlı bir kadın hocanın etrafına toplandılar. Kısa boylu gözlüklü çocuk önünde bulunan saksılara bakıp'' Bayan Nova ,bu saksıla neden boş..''dedi ve parmağını uzattığında saksının içinde küçük bir ot çıktı. ''Aaaa...''herkes şaşırmıştı. ''Çocuklar bu saksılar size özel.İçinde bulunan toprak pratics.Yani öz enerji toprağı.Toprağa enerjinizi verip o da sizin bitkinizi ortaya çıkartır.Hadi herkes saksını seçip ona dokunun.Bakalım yılın sonunda hangi bitkileri ortaya çıkaracaksınız.''dedi Nova Herkes heyecanla saksılarını seçip dokunmaya başladı. ''Bitter çukalatam gel yanıma''dedi Gül ve yana yana olan saksıları seçtiler. Herkes saksılarına dokunup topraklarının üzerinde yeşil küçük otlar çıkarken Gül'ün hala boştu. ''Gül bak..''dedi Bitter kendi saksını gösterdi. ''Aferim bitterim ama benim ki niye çıkmadı.''dedi Gül ve etrafa baktı herkesin saksında otları çıkarken Gül'ün saksı hala boştu. Gül elini kaldırıp ''Hocam benim saksım bozuk galiba .Bir şey olmuyor.''dedi. Herkesin dikkatini geçmişti Gül. Nova ,Gül'ün yanına gelip saksıya baktı. ''Hımm.Mortalsın değil mi?''dedi. Gül başını sallayıp ''Evet neden ki?''dedi ''Mortalların enerjisi diğerlerine göre çok azdır.Açığa çıkması uzun sürebilir.''dedi Nova ''Yani benim bitkim diğerlerine göre yavaş mı büyüyecek.''dedi Gül ''Evet.''Dedi Nova ve Gül omzuna dokup ''Bitki büyütmek emek ister,su ister ,ilgi ve sabır ister..''dedi ve ''Ders bitmiştir.Herkes saksısını odasına götürsün.İyi bakın bitkilerinize.Yıl sonunda notunuzun yarısı o bitkiden alacaksınız.''dedi. ''Bayan Nova.Bitkimize isim verebilir miyiz?''Dedi gözlüklü kısa boylu kız. ''Tabi..O artık sizin en değerliniz..''Dedi Nova Gül saksını alıp dersten çıktılar. ****-*** Gül elinde saksı ile yemek odasına girdi.Arkadaşlarının yanına oturacakken Boris onu durdurdu. ''Mortal sen oraya oturamazsın.''dedi Boris ''Nasıl ben tüm dersleri alıyorum.İstediğim masaya oturabilirim.''dedi Gül. ''Hayır senin masan orası...''dedi Boris tek bir masa ve tek bir sandalyesi olan en köşeyi gösterdi. ''Ben o köşede tek başıma mı yemek yiyeceğim.''dedi Gül. ''Evet.''dedi Boris. ''Ama...''Gül ve Hektor baktı. Hektor parmağı ile masayı gösterdi. Gül başını sallayıp mecbur masasına gitti.Herkes ona bakıyordu.Saksını bırakıp sandalyesine oturdu. Hektor ayağa kalkıp ''Ziyafet başlasın..''dedi ve üç kere alkışladı ve masa yemeklerle doldu. Gül tabağındaki koca et parçası birkaç sebze ve patates püresi vardı. ''Anam kim bilir ne yemekler yapmıştır.''dedi Gül ve çatalı ile patates püresini didikledi.Etrafına baktığında herkesin gülerek sohbet eşliğinde yemek yediğini izledi.Önünde türkiyede bir ailenin bir ayda yediği kadar et olsada.Tek başına olunca ne yediğinin bir önemi olmuyor. Gül sandalyesini ittip saksını kucakladı.Yemek istemiyordu.Yemek odasından çıkarken gözler ondaydı. Saksına sıkıca sarıp yemek odasından çıktı.Odasına giderken gözyaşları tutamadı.Gözyaşları birbir toprağa düştü.Odasına girip kapısını kapattı.Saksıyı pencerenin önüne bırakıp yatağa yattı. Yeni bölümle karşınızdayım. Fikirleri alalım Bölüm nasıldı? Biliyorum uzun bir zaman oldu.Ama bir türlü aklımda oturdamadım.Bir kere yazdım ama beğenmedim.Silip yeniden yazdım..Bence böyle daha iyi oldu.Aklımda o kadar fantastik şeyler geçiyor ki.Bakalım yazabilecek miyim?Tabi bu fantastik biraz türklük karıştırmasam olmaz.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE