Yıkılış Part 2

727 Kelimeler
Alper Hava kararmaya başlamıştı, Elinde viski şişesi ve bardağı nerede ise şişenin dibini gormek üzereydi. Istedigim bir isyan hatta belki çeneme bir tane yapistirmasi yakamdan tutup sokağa atmasaydı. Yapmadı, kendini kaybetmek ister gibi içmek dışımda bir halt yapmadı. " Var mi tavsiyen " dedim canini daha da çok acitmaya karar vererek, Vazgecmiyor yine sikinin dikine gidiyordu. Çocukken de böyleydi, inat etti mi eder ama bir yerde kirilmasi gerekti bu inadın " Ne tavsiyesi " dişlerini sıkıp arasından konuşuyordu " Kıza nasıl yaklaşmaliyim, her istedigimi yapar mı?" Elindeki kadehi duvara fırlattı. Onlarca parçaya bölündü kadeh " nasıl kadin sikecegini bana mı soruyorsun göt" diye bagirdi. Evet kızdı ama hala olduğu yerde sayiyordu. Dönüş yok Alper, simdi dönersen yolundan onu sonuz bir yalnızlığa terk edeceksin. Kalbini hatırlaması gerek... suçluluk duygusunu bırakıp kendini affetmesi. Büyümesi... Devam ettim el arttırarak. " Doğru diyorsun... parasını aldıysa her istediğimi yapar zaten " deyip sustum. odada dolandi deli danalar gibi. Öfkeden kızarıyor, arada üstüme hamle yapacak gibi olup son anda kendini frenliyordu " zorlama kizi... istemediği... yaptırma " Sesi titredi... Yüzünü gormuyordum ama eminim sesi titriyor. Kıyamıyor ona, incitmemden korkuyor en çok canını acıtanin kendisi olduğunu görmeden "Merak etme isteye isteye yapar" Sınırlarını sınadim ama bir türlü geri adım atmadı. Istemeye istemeye ciktim üst kata. Ah Lale duymasan sadece bizimkinin damarına basıp bırakacaktım, sen de duyuca iyice büyü hersey. Kendimi berbat hissederek odasina girdiğimde uyanıp hayal kırıklığı ile bana baktı. Sanki bana - sen iyi bir adamdin, neden ?- der gibi bakiyordu. Keske Lale, keske hiç duyamis olsaydın, duymasaydin da şuan bunu yaşıyor olmasaydik Elini elbisesine atıp soyundugunda bir an hiç beklemiyordum böyle bir şey. Hızla atan kalbime defalarca söverek gözlerimi gözlerine sabitlemeye çalıştım. Nefesim kesilmişti, güzel bir kızdı Lale bunu görmemek imkansız ama bu kadar eşsiz göründüğünü asla tahmin edemezdim. Boğazımdan kimsenin duymadığı günahkar bir zevk inmlemesi çıktı. Avuçlarımı sıktım, kendi kendime yumruk geçirmek istedim karşımda beni bekleyen kıza bakmamak için direnirken... Lale Beni ona verdi... değersiz bir malmışım gibi verdi. Hiç bir zevk almazsin, ceset gibi altında dedi. Beni ona verdi... Hiç mutlu edememişim onu. Oysa ben canım yanarken bile sustum , o gece hep sustum. O ise zevk almamış... neden dokunmaya devam ettin ki o zaman, neden o kadar ısrarla canımı acittin ki? Kalbim sıkışarak kendimi yatağa attim, karşısına dikilip gözlerine baktığımda sukunlugu ile ölmek istedim, ölmek... o an onun dudaklarından bunu duyacagima ölmeyi tercih ederdim. İlkimdi, sonum olmasını hayal etmiştim ama o... o beni elleri ile kardeşine verdi. " Al...al senin olsun" Ne kadar kolay vazgeçilir bir insandan, benden hep çok kolay vazgeçildi. Gözlerim kapanırken kabullendim kaderimi. Demek ki buymuş karderim. Annem gibi olmak... Bir otel odasında son bulacak bir hayat, tıpkı annem gibi. Kapının sesi ile uyandığımda odaya karanlık hakimdi. Çoktan hava kararmış... o an şiddetle çarptı kalbim. İçeride yankılanan adım sesi kalbimi sıkıştırıyor , nefesimi kesiyordu O değildi biliyorum... Birkac gün önce onun adım sesinden korkarken şimdi gelenin o olmasını diler buldum kendimi. Lanet ettim içimdeki umuda. Derin bir nefes alıp kalktım yataktan. Onunla göz göze geldik. Oda karanlıktı ama görüyordum, suratı asık ve gergindi. Bekliyordu, Neyi? Titreyen vücudumu gizleyemedim, ellerim titreye titreye elbiseme gitti. Göz yaşım damlarken üstümden kayarak düştü elbisem. Tüm zayıflığıma acizligime rağmen diktim başımı. Ben değil onlar egmeli baslarini. Titreyen vucudumla omzumdan dökülerek inerken elbisem bır an gozu kaydı bedenime Ateşe dokunmuş gibi çekti bakislarini vücudumdan. Gözlerini gözlerime dikmisti. Kası catilmis, elleri yumruk vaziyette göğüs kafesi şiddetle inip kalktı Gozunu yuzumden çekmeden anı bir hareketle koyu yeşil tişörtünü üstünden soyarak hızli adımlarla geliyordu üstüme. İri vucudu ile o üstüme yurudukce ben küçüldüm. Ayaklarım arka arkaya kaçmak isterken durdum. Heykel gibi kaldım. Gözündeki duygu geçişlerini görüyordum, yüzü geriliyor sert yutkunuslari ile durmaksızın üstüme geliyordu Ellerim bedenime sarıldı, aramızdaki son mesafeyi de kapayıp dayanmisti sinirima... Dik tutmaya yemin ettiğim basim eğilmiş, göz yaşım düşerken kollarimla göğsümü, kadinligimi saklamaya çalıştım Nefesi tenime degerken " Ah Lale....keske... keske hiç duymasaydin, ikimizi de bu konuma dusurmeseydin" dediğinde içimden bas bas bagirdim yine ben mi suçluyum? Pis pazarliginizi duymak miydi suçum? Bu muydu yanlış olan? " Yap.... Ne yapacaksan yap" Alper Her şeye razı, önümde tüm bedeni titrerken vücudunun sıcaklığını hissettim. Teninin kokusu... kahretsin Alper ne yapıyorsun? Adı gibi zarif ama inatla dik durmaya calisiyordu Kırılgan ve vahşi, ürkek ama cesur... Direndim, ala karanlıkta bedenine düşen ışık huzmelerinin önüme serdigi ciplakligina direndim Ama benim de iradem bir yere kadardı... Bu kadari benim için de fazlaydı... yenildim. ... ( Devam edecek)
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE