8.BÖLÜM

912 Kelimeler
üstündeki dudaklarla bir anda dumura uğradı. Şoktaydı adeta. Patronu,daha bir kaç gündür hoşlandığı adam onu öpüyordu. Hemde dudaklarından! Tamam,tam olarak öpüşmüyorlardı da sonuçta dudakları temas halindeydi. Elif ne geri çekilebiliyor ne de karşılık verebiliyordu. Adeta donmuştu . Bir yani patlat suratına derken bir yani tadını çıkar diyordu. Kendiyle savaş halindeydi resmen. Kaç dakika geçmişti bilmiyordu ki kapının tıklatılmasıyla bir anda vücudu elektrik almış gibi titredi ve kendini geri çekti. Boş boş bakıyordu resmen Koray'ın yüzüne. "Koray bey" Suna'nın sesiyle Koray bakışlarını Elif'ten çekip bu büyülü anı bozan sekterine çevirdi Koray. Sinirlenmemek elde değildi ki şimdi. Eline geçirse boğacaktı bu kadını. "toplantı saati efendim. 10 dakika sonra başlayacak" Elif hızla yerinden kalkıp eline telefonunu aldığı gibi arkasına bakmadan odadan hızlı adımlarla çıktı. Koray odadan çıkan Elif'in arkasından sinirle yerinden doğrulup "sana kim dedi odaya gir diye !" bağırdı bir anda Koray. Suna yerinden sıçrayıp korkusunu bastırmaya çalıştı fakat bu adamdan korkmamak elde değildi. "e-efendim siz dediniz ya hatırlat diye" dedi korkudan çatlayan sesiyle. Koray yüzünü buruşturup"çık!" diye yeniden bağırdı. Suna hızlı adımlarla odadan çıkıp kapıyı kapatınca Koray sinirle sol elini saçlarının arasından geçirip eline aldığı kalemliği duvara fırlattı. Sinirlenmemek elde değildi ki o dudakların tadını almışken kendini kaybedecekken büyü bozulmuştu bir an da. Tamam Suna'ya kızması haksızlıktı fakat Elif'i öpmüştü sonuçta. Dudaklarını yaladı Koray, o tadı tekrar alabilmek için. Ağzına tekrar sanki o şekerli tat yeniden dolmuştu. Biliyordu,Elif 'i bir kere öperse yeniden o dudakları isteyeceği ama bağımlısı olacağını düşünmemişti. Şu an resmen suya aç gibi kana kana içmek istiyordu o dudakları. Elif, Koray 'ın odasından çıkar çıkmaz asansörü boş verip koşar adımlarla merdivenleri inip kendi katlarına gelince hızla tuvalete girip kapıyı kapadı. Musluğu açıp avucuna doldurduğu suyu yüzüne çarptı. Bu işi bir kaç defa daha tekrarlayıp ellerini lavaboya dayayıp aynadaki yansımasına baktı. Yanakları al al olmuştu. Nefret ediyordu bu halinden. Teni beyaz olduğu için her şeyde hemen kızarıyordu. Güldüğünde ,ağladığında,utandığında! İnce parmakları bir anda dudaklarında bulundu o an. Yavaş yavaş dudaklarının üzerinde gezdirdi. Hala inanamıyordu Koray onu öpmüştü ! Neden demekten kendini alıkoyamıyordu. Odaya Suna girmeseydi ne yapacağını da bilmiyordu aslında. Ne tuhaf bir durumdu bu böyle. Şimdi o adamın yüzüne nasıl bakacaktı. Tamam Koray'ı o öpmemiş aksine Koray onu öpmüştü ama ne yapacağını bilmiyordu işte. "ahh aptal! " diye hayıflanıp ayağını yere sertçe vurdu. Nasıl bir işti bu. İnsan patronundan hoşlanır mıydı. Yeniden öpse keşke der miydi. Demezdi. Patronuydu sonuçta. Yanlıştı! Başını sağa sola sallayıp tuvaletten çıktı Elif. Koridoru geçip çalıştığı odasına girdi. Daha kimse gelmemişti. Oda boştu. Yerine hızla oturup bilgisayarını açtı. Sayılarla uğraşırsa belki beynini kemiren bu şeyi unutabilirdi. Koray toplantıdaydı fakat aklı Elif'teydi. Ne yapıyordu,ne düşünüyordu meraktan ölmek üzereydi resmen. Saatlerce süren bu dandik toplantı bitmiyordu bir türlü. Bir bitse belki Elif'in yanına gidebilir onu sevdiğini söyleyebilirdi. "Kerem bey" Koray adını duyunca başını çevirip ona seslenen adama baktı. "dinliyorum" dedi omuzlarını dikleştirip "bildiginiz gibi 32 daire çizimi elimize geçti. İnşaatın başlaması için gerekli izinler halloldu. Sizin bir gün vermeniz gerek" Koray yanında konuşan inşaatın sahibine bakıp "madem her şey hazır, 2 hafta sonrası için herkes hazır olsun" dedi. Herkes onaylar anlamda başlarını sallayınca "her şey hazır olduğuna göre çıkabilirsiniz" dedi. Kimse yerinden kalkmadan Koray hızlı adımlarla toplantı odasından çıkıp odasına doğru yürümeye başladı. Sekreterinin önüne gelince "Elif hanıma haber ver odama gelsin" deyip kapısını açtığı gibi odasına girdi. "Elif!" Elif hızla başını kaldırıp ona seslenen kuzenine bakıp "hı" dedi. OĞuzhan ,Elif'in dalgın haline bakıp gözlerini kisti. "telefonun çalıyor" dedi. Elif kulağına dolan masa telefonunu eline alıp "efendim" dedi. "Elif hanım,Koray bey sizi odasına çağırıyor" Elif gözlerini kırpıştırıp kısık sesle "siktir" dedi. "efendim" karşıdan gelen sese "şey kusura bakmayın size demedim. Şu an biraz yoğunum işim bitince geleceğim" deyip cevap hakkı tanımadan telefonu Koray'ın sekreterinin yüzüne kapadı. Başını çevirdiğinde Oğuzhan'ın hala kısık gözlerle ona baktığını gördü. " ne? " dedi Elif gözlerini kaçırırken. OĞuzhan sandalyesini Elif 'in yanına çekip "neyin var senin? Öğlen gelince seslendim duymadın . Başını dosyalardan kaldırmıyorsun ve üstelik dalgınsın" dedi. Elif nefesini seslice dışarıya verip "bir şeyim yok sadece yorgunum" dedi. "yemedim ama yedim say" Oğuzhan sandalyesini çekip yerine geçince Elif rahatlandığını hissetti. Bir an kızarsaydı kesinlikle anlardı Oğuzhan bir şeyler olduğunu. Elif birden telefonunun mesaj sesini duyunca irkilmekten kendini alıkoyamadı. Eline telefonunu alıp gelen mesajı açtı. Eğer şimdi odamda olmazsan aşağı gelir kolundan tuttuğum gibi seni ben yukarı çıkarırım-Koray Elif bir an ne yapacağını şaşırdı. Koray'ın buraya gelmesi demek Oğuzhan'ın her şeyi öğrenmesi demekti. Elif gözlerini kocaman açarak yerinden ani bir şekilde kalkarak koşarak odadan çıktı. Oguzhan'ın telaşlı bir şekilde seslendiğini bile kulakları duymuyordu. Asansörü çağırırken bir yandan da tırnaklarını yemekle meşguldü. Gelen asansöre binip Koray'ın katının tuşunu bastı. İçindeki tedirginlik bir türlü geçmemişti. Herkesin bu rezaleti öğrenmesinden delicesine korkuyordu. Açılan kapıdan çıkıp Suna 'ya baktı. Yerinde olmadığını görünce hızlı adımlarla Koray'ın odasının önüne gelip kapıyı tıklattı. Derin bir nefes alarak kapıyı açıp içeri girdi. Başını kaldırınca ilk önce Koray'la göz geldi. Sonra odadakilere gözü kaydı. Biri orta yaşta sarışın saçlarının bir kaçı beyazlamış kadına baktı. Sonra karşısında en fazla 20 lerinde olan esmer kıza. Kız resmen esmer güzeliydi. Birinin boğazını temizlediğini duyunca irkilip kendine geldi. Resmen kapıda durmuş içerideki süzüyordu Elif. "Beni çağırmıştınız Koray bey" Koray tedirginlikle annesine baktı. Daha yolun başındayken Elif'i öğrenmesini istemiyordu. Biliyordu ki şimdi öğrenirse işin pesini bırakmazdı . "ha evet Elif. Kalan dosyalarla ilgiliydi" Elif Koray 'la göz göze gelince bir anda ateş bastı bedenini. Adamın muzip hali bile çok seksiydi. Hele de üstü kapalı gönderme yapması. Elif Tam ağzını açmıştı ki sarışın kadının konuşmasıyla ister istemez ürperip hayal kırıklığına uğradı. "oğlum bırak şu işi sözlüne ayıp ediyorsun"
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE