Aras’ın yüzündeki sert ifadeye rağmen gözlerinde belirsiz bir panik vardı. Yanındaki adam ise doktorla hararetli bir şekilde konuşuyordu. Aras'ın gözlerinin bir anlığına bana kaydığını fark ettim, ama hiçbir şey söylemedi. Kadının yatağına yaklaştım. Sarımtırak teni terle kaplıydı, alnındaki ince kırışıklıklar belli belirsiz titriyordu. Çok genç görünüyordu. En fazla kırklarında sanıyordum. Gözleri kapalıydı ama nefes alışı düzensizdi. Yanındaki monitör değerlerini kontrol ettim. "Beyinde damar tıkanıklığı riski olabilir," dedim, doktorun yüzüne bakarak. Yanındaki adam bana döndü. Keskin bakışlı, ciddi biriydi. "Onu tanıyor musun?" diye sordu, sesi otoriterdi. Tam cevap verecekken, Aras’ın sesi duyuldu: "Tanıyor. Çünkü az önce onun hayatını kurtardı." Şaşırarak Aras’a döndüm. Ciddiyd

