Ceylan, Azat'ın kahve teklifini kabul etmişti etmesine de Ceylan kahve sevmezdi. Bunu sadece kendisi biliyordu. Olur demişti bir kere içecekti. Kaçış yoktu. Azat kapının önünden yana kayarak Ceylan'ın eve girmesini bekledi. O sırada Ceylan'ın elinden kek tabağını aldı. Ceylan ayakkabısını çıkarırken Azat elindeki kek tabağını mutfak tezgahına götürdü, bıraktı. Geri geldiğinde elini Ceylan'a uzatarak, "Hoş geldin evime, " dedi. Ceylan, Azat'ın uzattığı eline dokunarak birleştirdi. Ah o an kalbinin çarpıntısı hızla yer edindi. Ceylan Azat anlamasın diye çaba gösterirken , "Hoş buldum, " dedi. Gözü eve kaydı. Sonra gülümseyerek , "Gerçekten de bire bir aynı evlerimiz." dedi. Azat gülümserken Ceylan elini Azat'tan çekti. Azat ,Ceylan'a kanepeyi göstererek, "Geçelim, " dedi. Ceylan kanepen

