Tris ve Troy yapacakları uyuşturucu sevkiyatı üzerinde çalışıyorlardı. Troy’un odasındaki oturma alanındaydık. Onlar hararetli bir şekilde en uygun planı tartışırken yanlarında sessizce oturmuş surat asıyordum. Troy dün akşamki konuşma hiç yaşanmamış gibi davranıyordu. Ondan özür dilemem gerektiğini hissederek birkaç defa ağzımı açmıştım ancak her seferinde beni susturmuştu. “Tyler surat asmaya bir son verip bize içki doldur” diyen Troy’un sesiyle kafamı kaldırıp ona baktım. Bana bakarken gülümsüyordu. Gözlerindeki sıcak ifadeye karşılık gülümsedim. Sabah gördüğüm şeyi ona anlatmadığım için büyük bir suçluluk duyuyordum. Ona söylemeliydim ancak nasıl yapacağımı bilmiyordum. Ayağa kalkıp bara doğru ilerledim. Üç bardak alıp içkileri doldururken kapı açılmış ve Liz içeri girmişti. Deri ö

