Karşımdaki gençte ne vardı bilmiyordum .Beni sanki hipnoz etmiş öylece yüzüne baka kalmıştım. Kimdi neydi bilmiyorum onu daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. Görseydim bence farkederdim. Benden istedikleri siparişleri teker teker masaya koyup ayrıldım .Bunu yaparken kimsenin yüzüne bakmadım. Zaten utancımdan ölüyordum. Az önceki yaşadığımı kafamdan silmek istiyordum . Hayatımda ilk kez birine bu kadar bakmıştım. Bakışımda bir şey yoktu tabiki ama bakışım farklıydı yada bana öyle hissettiriyordu. Ömrüm boyunca bir daha görmeyeceğim adama neden bu kadar takılı kalmıştım. Nihayet o gün mesaim bitmiş Emre bey sağolsun yeterince de ücret vermişti . Bu bana çok iyi oluyordu . Çünkü birikim yapmam gerekiyordu .Birgün kendi eczanemi açmak istiyordum . Nasip olurmu bilemem ama Burdan aldıklarımın büyük kısmını birikim yapıyordum. İlerde ne olur ne olmaz bilmiyordum. Ama benim biraz birikim yapmam gerekiyordu. O kadar yorgundum ki yürüyor yürüyor bitmiyordu yollar . Sanki hep aynı yerde kalıyordum. Yurda gidip bir an önce güzel bir duş alıp uyumam gerekiyordu .
Yurda vaktinde varıp zar zor kendimi duşa attım . Çok şükür güzel bir duş alıp kendime geldim . Odaya döndüğümde kızlarda gelmişti . Emine'nin hava kuvvetlerinde çalışan abisi onu iki günlüğüne görmeye gelmiş yanına gitmişti .
Naz 'da biraz dolaşmaya çıkmıştı. Aslında bugün biraz gelecektik . Ama işim çıkınca birde Emine'nin anı misafiri çıkınca mecburi dağıldık. Yatağa kendimi zar zor atıp kızlarla yatakta bir kaç dakika sohbet ettik . Hepimiz uyumak için ışığı kapattık. Sonra uykunun tatlı kollarına bıraktım kendimi . O kadar yorgundum ki nasıl uyudum onu bile bilmiyorum. Gece bir rüya gördüm . Kardelen çiçeklerinin içinde elimde bir kız çocuğu bugün cafede gördüğüm genç bize bakıyordu . Sonra bir fırtına koptu. Kardelenler
fırtınada birer birer kopup etrafa dağıldı. Sonra kardelen tarlası çorak bir arsa oldu . Kucağımda ki bebek bağıra bağıra ağlıyordu.Birden sıçrayarak uyandım. Uyandığımda yüzüm gözüm ter içinde saçlarım birbirine yapışmıştı.
“Neydi bu ne alakaydı. " Ömrümde ilk defa gördüğüm adam rüya değil kâbus olmuştu.
O gece uyuyamadım. İçimdeki sıkıntı bir türlü geçmedi . Günler geçti . Ben o rüyayı üç kez gördüm. Her gördüğümde bir hafta etkisinden çıkamadım. Bu arada o genç sık sık gelmeye başladı cafeye. Bazen saatlerce kalıyordu. Umrumda bile değildi .Ondan ürküyordum . Asla yüzüne bakamıyorum. Benimle konuşmaya çalışıyor ben işimi yapmaya odaklanmıştım . Benim bu dünyada güvenebileceğim kardeşlerim vardı .İstemiyordum kimseyi ne yanımda yöremde.Bir gün işimi bitirip yurda yürüyordum. Bahar ayıydı. Martın ilk günleri hava soğuk Ankara'nın ayazı insanın içine işlerya oyleydi. Giyindiğim montun önünü mümkünmüş gibi biraz daha sıktım. Üşüyordum. İçim yüreğim üşüyordu. Okadar başım egikti ki birden bir bedene çarptım. Geriye doğru serzelenip giderken biri belimden tuttu. Başımı kaldırıp baktığımda oydu . Serkan denilen çocuktu. Dilim sanki tutuldu. Nefesim kesildi . O atmosferden çıkmam zordu .Lakin çıkmam uzun sürmedi. Konuşmadım . Konuşuyordu. Birşeyler söylüyordu.Ben sadece gördüğüm kabusları gözümün önüne gelişine takılıp kalmıştım . Bir işaretti bu kâbuslar. Rüyalarım çoğu kere çıkmıştı. Yetimlere yüce yaradan yardım ederdi . Benim bu adamdan uzak durmam gerekiyordu. Birden yere düşen çantamı yaptığım gibi hızla uzaklaştım oradan . Peşimden bağırıyor çağırıyor ben duymamazlıktan geliyordum
Yurda nasıl vardım ?Nasıl yatağa girdim ? Bilmiyorum .Tek bildiğim günlerdir bu adam her yerden çıkıyordu. Yurda girdiğimde kızlar ne olduğunu sormuş ama ben yine hiç birşey soyliyememiştim.Birlikte yemekhaneye indik . İştahım yoktu . Hiç birşey yiyemeden odama girdim . Bir kaç testim vardı . Ve sınav haftasıydı. Benim çalışman gerekiyordu. Bir saat aralıksız çalıştım. Ve uykum okadar geldiki direk yatağıma girdim . Derin bir uykunun girdabına kapıldım. Sabah uyandığımdada henüz erkendi. Tekrar biraz ders çalıştım. Sonra kızlarda uyandı . Birlikte kahvaltıya indik . Açılmıştım. Güzel bir kahvaltının ardından hepimiz hazırlanıp derslerimiz için fakültenin yolunu tuttuk. Emine ile aynı bölümü aynı sınıfta okuyorduk .Halı ile derslerimiz birdi. Birlikte derse girdik. Uzun bir dersin sonunda kafam kazan gibi olmuştu . Fakülteden çıktığım gibi iş için yola koyuldum . Ve yine onu gördüm . Bu kez üzerinde jilet gibi bir takım . Elinde bir demek beyaz lale ortasında kırmızı bir gül koymuştu . Beni ilgilendiren bir konu olmadığı için yoluma devam edecekken onun sesi beni durdurdu.
“Berfin hanım lütfen beş dakikanızı bana ayırırmısınız?"
İlk defa onunla konuşucaktım . Heyecanlıydım. Dün gece kendime verdiğim sözleri yuttum.
“Kusura bakmayın beyefendi . Acelem var. İşe geç kalıyorum . "
Tam yine gidecektim . Bu kez kolumu tuttu. ..
Ne yaptığını idrar edince bir hışım kolumu çektim . ..
“Siz ne yapıyorsunuz? Beyefendi !"
“Lütfen ! Sadece beş dakika . Aylardır seninle iki çift laf edelim diye burda don manyağı oldum .Sadece seninle konuşmak istediklerimi söyleyeceğim."
O kadar kararsıdım ki onunla konuşmayı red eden aklım ve aklıma zıt kalbim . Kabul ettim .
Sonunun bile bile beni yaralayacağını bilip öğün beş dakika dediği konuşma bir saat sürdü. Ve ben işe hep erken giderdim . yirmi dakika geç gitmeme neden olmuştu .
Yazardan
Berfin Eda Serkan ile Ogün konuşucağını zannetmişti. Serkan Berfin ' e önce“ ilk görüşte aşık olduğunu sevgili olmak istediğini" söylemişti.
Lakin cevabı koca bir hayırdı.
Berfin sevgili olmak istemediğini zaten karmaşık hayatında kimse ile olamayacağını ileride bir gün aşık olursa bu toy halı ile değil eşi olucak kişi olmasını istediğini itiraf edince Serkan ona hayatının şokunu yaşayacağı sözleri söylemişti .
“Evlen benimle ! " Okumana mani olmam . Çalışmanada . Seni gerçekten seviyorum .Hem bende avare gibi okula gelip gitmektense sevdiğim kadın ile evlenip hemde okulumuzu birlikte okuruz . " demişti .
Berfin onun burda okuduğunu bile bilmiyordu. Ona dair isminden başka hiç birşey bilmediğini adamın teklifini tabiki kabul edemezdi . Ama Serkan 'ın hiç vazgeçmek gibi bir düşüncesi yoktu .Serkan'ın bu inadı sadece onların değil bir çok kişinin hayatını düzenini bozacaktı. En çok da yaralayacağı kişi hiç şüphesiz Berfin olucaktı. Ömründe kimseye güvenmemesini kimseye bel bağlanmamasını ve aşkın ne kadar yaralayıcı olup hayatını mahfedeceğini canım dediği adamdan alıcaktı....