Tedavi..

1673 Kelimeler
İçeri girdiğimde paravanın arka tarafına geçtim ve konuşmaya başladım. Mekanik bir sesle elbette.. "Hepiniz hoş geldiniz. Bugün toplanma sebebimiz önemli iki konunun konuşulması." Paravanın arkasında 7 şah var. Hepsi bir bölge ya da bir alanı temsil ediyor. Hepsi kötü... Ben ise onların kontrol mekanizmasıyım. Dur noktasıyım! Hepsi büyük ekranlardan bakıyor hiçbirisi bir diğerini tanımaz, şuan sadece mekanı görüyorlar birbirlerini göremezler.. Sesleri mekanik ve sadece İngilizce konuşulabilir... Güneyin şahı.. Prens yani.. Asıl adı Massimo Moretti. Esasen İtalyalı bir iş adamı ama 7 şahtan biri olmayı 4 sene önce hak etti. Obsidyen meclisinin ki adımız bu yani bizim verdiğimiz adla 7 başlı yılan meclisinin para ve kara ticaret ayağını yürütür. Uyuşturucu, kara para, kumar, lüks hayat onun çalışma alanı ve şimdiye kadar çok iyi götürdü. Disiplinli, sessiz, emirleri tartışılmaz, çok ağır, çok otoriter bir adamdır. Zevk için kimseyi öldürmez ama istese öldürebilir! İyi bir iş ortağıdır ama en büyük zaafı hayır denmesinden nefret eder.. Takıntı boyutunda ego sahibi. "Prens?" "Buyurun efendim?" "Lars Blackwood. 3 gün içinde yok edilecek." "Emredersiniz efendim." "Bu uyarı niteliği taşıyacak, herkes hakim olduğu alanda duyurusunu yapsın. Uyuşturucu işi de yalnız ve yalnız benim kontrolümde ve izin verdiğim ölçüde yapılabilir. Sınırları ihlal eden, çocukları alet eden hatta hayvanlara kurye muamelesi yapan kim varsa sonu elimle olur. Lars Blackwood kendi krallığını ilan ettiğini sanan, tüm gücü elinde tuttuğuna inanan bir narsist ve bu onun gibi olanlara açık bir mesaj olsun!" Hepsinden emredersiniz efendimler geldi sırayla ben devam ettim. "Prens, Marcus Cane yeni görevi için bilgilendirilsin. O da Lars gibi yapmaya kalkarsa başına gelecekleri bildir. Toplantı bitmiştir." Derin bir nefes aldım. İnfaz emri vermek eskisi kadar zor gelmiyor. Hak eden herkes hak ettiği şeyi yaşamalı değil mi.. Şimdi evime gitmeliyim biraz dinlenmeliyim çünkü yarın yine önemli bir misafirim olacak.. 👑 Sabah gün yine pek de farklı başlamadı ama bugün sıradan bir seansım yok biraz ince çalışmam gerekiyor. Bu sebeple biraz spor yaptım sonrasında hazırlanıp geçtim kliniğe. "Hocam Dinçer Bey geldi." "Lütfen beyaz odaya alır mısınız Betül Hanım." "Tabi efendim." Asistanımın bilgi vermesiyle ben de beyaz odaya geçtim. Beyaz oda hastalarımı ilk karşıladığım yer. Bir kliniğim bir de hastanem var. Klinikte terapiler yapılırken hastaneye daha ileri seviye hastalarımı yönlendiriyorum ve alanında çok başarılı psikiyatrlarla çalışıyorum. Odaya girdiğimde koltuğa genişçe yayılmış, bir ayağı diğer bacağının üzerinde, elinde tespih oturan adamla hafif tebessüm ettim ardından kendi sandalyeme geçtim. Ben tehlikeliyim imajı çizmeye çalışıyor, bakalım ne kadar tehlikelisin? "Merhaba." "Eyvallah doktor, bak açık konuşacağım seninle. Ben öyle terapi merapi ayaklarına gelemem, boş muhabbete ayıracak vaktim yok; benim bir ağırlığım var. Benim hanımın halt yemesi, mecbur kaldım yani. 2 kelam edelim sonra sal beni." Standart girişleriniz bari değişsin ama ya.. Tepkisizce dinledim bu küçük dağları yaratan adamı. Konuşması bitince benden hâlâ bir cevap alamadığını fark etti sanırım lütfedip yüzüme baktı. "Anladın mı?" "Ne içersiniz Dinçer Bey?" "Çaya çorbaya mı geldim lan ben, sen bilmiyor musun ben kimim? Ne anlatıyorum ben sana.." "Siz kimsiniz.. Hmm biliyorum sanırım ama siz kendinizi biliyor musunuz? "Ne demekmiş o?" "Karınız mesela sizin uyuşturucu ticareti yaptığınızı öğrendiği için mi size baskı yaptı psikolojik destek almanız için." Bu gözlerin büyümesi hali aşırı hoşuma gidiyor. Çünkü ona sorsanız temiz ticaret yapan bir iş adamı. Asla illegal işlerle alakası yok. Uyuşturucu ticaretini elinde tutan, benim 7 şahımdan birinin piyonu değil sanki.. Uyuşturucu işine kısıtlı ve belli oranda iznim var, maalesef tamamen yok etmek mümkün değil ama kontrolüm altında ve benim krallığımda bu işle Güneyin Şahı ilgilenir namı diğer Prens.. 3 tane isim verdi bana dünkü görüşmede bu kişilerin işin cılkını çıkardığı akıllarınca pastadan büyük pay almak için kendi hakimiyetini kurmaya çalıştığını ve herhangi bir emir almayacağını belirttiğini anlattı. Dinledim, hep dinlerim.. Bu karşımdaki herif o 3 adamdan birinin en büyük maşası. Türkiye'de uyuşturucu sokmadıkları ev kalmayacak akıllarındaki projeyle.. Hem de benim olduğum yerde! Ne cahillik ama. "Ne uyuşturucu ticareti lan" deyip birden masanın üzerinden yakama yapıştı. "Kim tuttu lan seni, kimin adamısın sen?" "Oturun." "Dinime imanıma gebertirim seni burda!" "Otur!" Sert çıkan sesimle kaşları iyice çatıldı. Nasıl olur da hâlâ ona diklenebilirim anlamaya çalışıyor muhtemelen. Yakamı iterek bıraktı ve geçip oturdu sandalyeye. "Ben varsayımlar üzerinden bir soru sordum Dinçer Bey, siz neye kızdınız?" "Bana bak senin o sakinliğini sikerim 2 dakikada ayarlarımla oynadın." "Anlıyorum. Peki şöyle yapalım o halde siz anlatın ben dinleyim." "Ne anlatacam lan sana. He gel çocukluğuma da inelim istersen." "Hayır hayır ona gerek yok. İstismar edilmiş ve bolca şiddete maruz kalmış bir çocuk olduğunu anlamam güç olmadı." Yeniden kocaman olan gözler. Hadi ama, yorma beni.. "Se.. Sen kimsin lan?" Fısıltı gibi ve kekeleyen bir ses.. "Dış kapıdan içeri girdiğinizde duvarın tamamını kaplayan bir yazı var okudunuz mu onu?" "kendinle ilk defa bu kadar açık konuşacaksın." olan mı? "Evet. Burası sizin kendinize dahi itiraf edemediğiniz şeyleri konuşabileceğiniz tek yer. Başlayın bir yerden. Elbet konu konuyu açacak." Gözlerini kaçırmaya başladı, az evvel ki o astığım astık adam yok. Neyi ne kadar bildiğimden şüpheli.. Biliyorum Dinçer, 4 tane küçük kız çocuğunu istismar ettiğini de biliyorum ve emin ol onun terapisine daha geçmedik.. "Uyuşturucuyla falan işim olmaz, iş adamıyım ben. Elim kolum uzundur doktor bilmem anlatabildim mi?" "Anladım. Peki karınız bir uzmanla görüşmenizi neden istedi?" Şimdi rahatladı, çünkü konuyu unutturduğuna emin. Devam o halde.. "Sik sik işler işte. Kulağına yalan yanlış şeyler gelmiş yok sen hastasın tedavi ol cart curt tatava yaptı." "Karınıza karşı çıkamıyorsunuz sanırım?" "Nasıl çıkayım karının babası parmağının ucuyla ezer beni." Elbette ezer o adamlardan biri çünkü.. "Anlıyorum, peki karınız neyden rahatsız olmuş?" "Doktor uzatma, uydurma şeyler diyoruz işte." Hmm bir uyuşturucu partisinde grup seks yaptığın fotoğraflar karına gitti ve o grup seks esnasında sen bir kadınla yakınken bir erkek de seninle haşır neşirdi çünkü ve karına göre bu tam bir sapkınlık. "Peki benden ne istiyorsunuz Dinçer Bey?" "Karala bir kağıt ordan ver çıkayım." "Ne karalayım mesela?" "Ya sabır! Herifin sakinliği tepe tüylerimi ayağa kaldırdı iyi mi?" Dinçer.. Ben sakinsem bunun kıymetini bil. Gazabımla tanışmayı inan hiç istemezsin! "Takılmayın buna, mesleki hassasiyet benimki." "İyi lan amma tatava yaptın, ver bir rapor akıl sağlığında herhangi bir sorun yoktur falan filan." Gülümsedim. Şimdi derdi belli oldu. "Akıl sağlığınızın yerinde olup olmadığına tek bir hekim karar veremez bunun için kurul raporu gerekli Dinçer Bey.." Birden ayağa kalktı, uzun bir adam kendine de bakmış kalıplı, en fazla 40 civarı yaşı karşıma geçti belinden silahını çıkardı birden masaya vurdu silahı. "Al sana kurul! Ver şu raporu dalağından başlayıp sikmedik organını bırakmam." Bir silaha baktım bir karşımdaki adama, madem rapor istiyor ve madem ki kurul bu silah.. Vermesek ayıp olur değil mi? Usulca kalktım yerimden. "Peki Dinçer Bey sizi kırmayalım kurulu da yanınızda getirmişsiniz madem.. Koridordan çıkın lütfen kırmızı oda yazan yere girin. Ben birkaç test için hazırlık yapayım." "Aferin adam ol!" deyip çıktı. Güzel bir gün bugün ne dersiniz? Odamda üzerimi değiştirdim. O oda için bir işçi tulumu giyiyorum, gri.. Bu bir nevi iş kıyafeti ve her oda için farklı. Zamanla anlatırım. Tulumumu giydim ayağımda sarı işçi çizmesi var. O oda biraz mesai gerektirir de.. Beyaz odadan o odaya geçiş için yapılan kapıdan girdim. Herif kapıyı zorluyordu girdiğimde odadan çıkmak için ama üzgünüm girdiysen ve kapıyı kapattıysan sadece uzaktan kumanda ya da parmak izimle açılır. "Dinçer.." Birden bana döndü, korkudan inşallah konuşmayı da unutmamıştır, oda biraz kasvetli kabul ediyorum. Birden üzerime yürümeye başladı dibimde bitip yeniden yapıştı yakama. "Aç lan kapıyı." "Rapor istediğini sanıyordum?" "Sikerim senin raporunu aç kapıyı." "Olmaz.. Sen kurula kadar yanında getirmişsin benim sana o raporu vermem şart oldu!" Bıraktı birden beni odada volta atmaya başladı. Odada bulunan tahta sandalyeye oturdum, arkama yaslandım bekliyorum kabullenme evresine geçmesini.. "Lan bu ne biçim oda, burdan ne raporu vereceksin acaba otopsi mi?" "Haa yok yok o iş için başka bir oda kullanıyorum. Bu odada seninle seni konuşacağız, sadece ben konuşurken dilimi değil de buradaki alet edevatı kullanacağım.." Tekrar odada göz gezdirdi.. Yanan bir ateş içinde iki tane şiş.. Buz dolu bir küvet. Duvara monte edilmiş 2 kelepçe. Birçok kesici alet. Şimdilik onun bu kadarını görmesi yeterli. Ben de yeniden baktım onunla. Çok şık duruyor gerçekten! Bir hayli iştah kabartıcı.. "Psikopat mısın lan sen? Bir insan evladı burada tedavi edilir mi?" "Annesi muamma bir orospu çocuğuysa kesinlikle edilir." Neye uğradığını bilemedi ben küfredince. Evet evet küfretmeyi biliyorum Dinçer, tercih etmiyorum diyelim.. Masaya uzanıp kumandayı aldım ve tepegözü çalıştırdım. Duvara yansıyan görüntülerde bu aynı anda 5 kişiyle beraber, bu bir kadının içinde bir adam bunun içinde öbürü berikinin bilmem neresinde falan filan. Kafalar çekilmiş, kimin ne yaptığından haberi bile yok. Zevk inlemeleri ve çığlıklar var sadece. "Sen..." "Ben senin bana anlatmadığın her detayın sana hatırlatıcısıyım Dinçer!" Korku sardı şuan her tarafını. Konuşmaktan başka çaresi yok biliyor. "Bak, uyuşturucu almıştık. Farkında değilim olanın bitenin. Hem hangimiz yeni şeyler denemeyi sevmez ki. " "Hmm hoşuna gitti demek.." "Dünyaya bir kere geliyoruz doktor her türlü zevki tatmak gerek ve bence bu da çok zevkliydi.." O halde ona bu zevki yeniden yaşatalım, not aldım aklıma ama bu kısmı benim umurunda değil isteyen istediğiyle yiyişsin. Ardından videoyu değiştirdim, çıkan görüntüyle kapıya koştu yeniden yumruklamaya başladı kapıyı açın diye.. Neden? Çünkü yaşı 10 ile 13 arasından değişen 4 kız çocuğuna tecavüz ederkenki videosu bu. "Uğraşma Dinçer uğraşma o kapı açılmaz!" "Bırak beni bak seni ihya ederim, paraya boğarım bırak beni." "Bu çocuklar" dedim kafamla videoyu göstererek. "Şuan ne durumdalar biliyor musun Dinçer?" Yutkundu elbette bilmiyor çünkü umurunda değil. "Özel bir hastanede tedavi ediliyorlar tam 4 aydır ancak izlerini silmeyi hala berecemedi doktorlar. Travmaları çok derin ben onları iyileştiririm o mesele değil de.. Sen nasıl iyileşeceksin Dinçer?" "Bak şeytana uydum, bir anlık gafletti yaptım. Pişmanım o çocukların tedavisini üstleneyim ne lazımsa yapayım." "Ah Dinçer... Böyle yüce gönüllü olman beni çok duygulandırdı biliyor musun?" Ayağa kalktım bu arada üzerine yürüyorum bunun.. "Ne yapacaksın bana?" "Tedavi?" "Nasıl bir tedavi.." "Gün sonunda kendinle tanışmış bir adam olmanı sağlayacak bir tedavi.. Güven bana ben işimde en iyiyim!" "Kılıma dokunursan yedi ceddini birden silerim yer yüzünden." "Ovvv bu beni korkutur.. Ne yapalım kılların senin olsun. Dokunmam onlara!" Şaşkınlığından istifade yüzüne okkalı bir yumruk indirdim ve artık yerde.. İnşallah yumruğum kıllarından birine denk gelmemiştir! Düşmesinin etkisiyle üzerine çıkıp ellerini arkada kelepçeledim. Şimdi ona hayatında unutamayacağı şahane zevkler yaşatacağım. Adam dünyaya bir kere geliyor mahrum mu kalsın!
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE