Demirkan Samuel’e emir verdikten sonra adamları toplayıp Erdal’ın peşine göndermişti. Onu eski model bir arabayla kaçarken ıssız bir yolda yakalamıştık. Dört taraftan yolunu kestiğimizde elindeki silahla arabadan inmişti. “At silahını! Birine sıkmaya kalkışırsan ölürsün!” Ben önlerindeydim. Samuel tam arkamdaydı ve silahını Erdal’a doğrultmuştu. Erdal’ın yüz ifadesine bakılırsa şüphelendiğimiz gibi o bir Serpent’ti. Ondan şüphelendiğimizi anlamıştı ve son kozunu oynayacak gibi duruyordu. “Kimseye sıkmayacağım!” dedi. Kaşlarımı çattım. Erdal’ın amacı neydi? Erdal ona soru bile sormadan anlatmaya başladı. “Evet, benden şüphelendiğini biliyorum. Beni yakaladığına göre Serpent olduğumu biliyorsun ya da tahmin ediyorsun. Ben sadece Serpent değilim, onların Türkiye temsilcisiyim. Yılla

