Zaman her şeyin ilacı derler, gerçekten de öyleydi. Zöhre artık daha iyiydi. Karısının konağın her köşesinde çıplak ayaklarıyla koşması yüzünde gülüşüyle aklını başından alıyordu.Salınışı, yüzündeki o gülümseme, büyüyordu. Tahir, homurdanarak “Kadın, dirayetimi siktin,” dedi, karısını arzulamak onda soluklanmak istiyordu artık . Siyah saçlarının dağınık haline hayrandı. Direksiyonda yumruğunu sıktı. “Ah ağa kızı, nasıl bir ateş olduğunu bir bilsen,” diye geçirdi içinden. Eli dudaklarına gitti, dudağının ucu kıvrıldı. Sıcak dudakları düştü aklına. Her gece bedenine değen tenin sıcaklığı, göğsüne sokuluşu… Burnu tenine değdikçe içindeki ateşi, dudaklarındaki yangını hatırlıyordu. “Yaktın beni ağa kızı, yaktın. Sen mi benim aklımı aldın, ben mi senin? İkisi de bir biriyle yarışır,” dedi. Y

