Doğan bana doğru yürüyordu. Bir adım geri attım ama gözümü Atlas' tan ayıramadım. Birini öldürmek bu kadar kolaydı işte. Ne bilek gücü istiyordu ne yürek. Boşuna " Silah icat oldu, mertlik bozuldu. " demiyorlardı. Bir varmış, bir yokmuş. Teke teke kavgada benim asla yenemeyeceğim, bir çok erkeğin bile karşısında şansı olmayacağı boylu poslu, kaslı Atlas Karabeyoğlu bir küçük demir parçası ile boylu boyunca uzanıyordu. Doğan kolayca elimden silahı aldı. Ona direnecek halim yoktu. Normalde öyle bir gücümde yoktu. Hepsinden önemlisi aşık olduğum adamı vurmuştum. Buna beni o mecbur etmişti ama yine de ben vurmuştum. Birini vurmadan önce aklınıza kötü şeyleri getirmek kolaydı. İnsanın kendi öfkesini beslemesi, kendini haklı görmesi... Vurduktan sonra ise hepsi uçup gidiyordu. Atlas' ın iyi ya

