37- Selin Aydın

1147 Kelimeler

Nisan’ın dudaklarından çıkan o tek kelime… “Tabii ki, içebiliriz.” O an, boğazıma bir şey düğümlendi. Yumruğum farkında bile olmadan masaya indi. Ahşap yüzeyden çıkan tok ses, odadaki sessizliği parçaladı ama içimdeki öfkeyi susturmaya yetmedi. Onu korumak, onun iyiliğini istemek… hepsi bu muydu? Karşılığında, Alaz denen adamın karşısında gülümseyerek kahveye gitmeyi kabul eden bir Nisan. Gözlerim kapının ardında kaybolan siluetine kilitlendi. Adımlarının uzaklaşmasını dinledim. İçimde, kelimelere dökmediğim bir kıskançlık büyüyordu. Alaz’ın ona nasıl baktığını gördüm. O bakış… O bakış, bende bile olmayan bir hakkı varmış gibi, ona sahip çıkmaya çalışan, sınır çizen bir bakıştı. Nisan bunu fark etmedi mi? Yoksa fark etti de önemsemedi mi? Bu kadın benim aklımla oynuyordu. Açıklam

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE