Gözlerimi araladığımda, odada bir tek ben vardım. Atlas gitmişti. Onun sıcaklığı hâlâ yastığın köşesinde kalmıştı ama yerinde yalnızlık vardı. İçimde tuhaf bir boşluk gezindi. Uyandığımda ilk onu görmek istemiştim. Kalktım, üzerimdeki yorgunluk sanki bir gecede değil, yılların yüküymüş gibi ağırdı. Duşun başlığını çevirdim. Su tenime çarparken, düşünceler de zihnime çarpıyordu. “Benden bir şey saklıyor…” Bu düşünce zihnime kazındı. Onunla geçirdiğim o kısa ama yoğun anlar… Her şey çok hızlıydı. Ama bazı sessizlikler, kelimelerden daha çok bağırırdı. Özellikle Atlas gibi biri susuyorsa… orada bir sır vardı. Ellerimi saçlarımda gezdirdim. “Belki de artık bir karar vermeliyim,” dedim sessizce. Kendimi korumak için değil sadece. Hayatıma ne olacağını, bu evde ne kadar kalacağımı, kimlere güven

