Evelyn artık tamamen kendisine aitti ve Aiden'ın bu kadını bırakmaya niyeti yoktu. Aklından şu an neler geçtiğini Tanrı bilirdi fakat bu adadan ayrılırken tek gitmeyecekti buna emindi. Evelyn'in de kendisi ile gelmesini sağlayacaktı. Sonrası içinde bir şeyler düşünecekti fakat '' şimdi değil'' dedi kendi kendine. Şimdi Evelyn'in kendisini daha yakından tanımasını sağlayacaktı.
Ateş yavaş yavaş sönmeye yüz tutmuşken, Evelyn yanında uyuyan adamın yüz hatlarını hala büyük bir hayranlıkla izliyordu. Hayatının en müthiş gecesinin üzerinden bir kaç saat geçmişti ve Aiden biraz önce uykuya dalmıştı. Kulağına fısıldadığı aşk dolu sözleri tekrar tekrar düşünen Evelyn aralarında oluşan bu çekimin aşk olmadığını bilecek kadar akıllıydı. İtiraf ediyordu Aiden'dan hoşlanıyordu hatta bu olanların yaşanmasına sebep olacak şekilde kıskanmıştı da ama aşkın çok başka bir şey olduğunun farkındaydı.
Aiden bu gece çok farklı biriydi Evelyn için .Sanki gerçekten aşığıymış gibi davranmış ve genç kızın her bir parçasını sevgiyle öpüp okşamıştı. Evelyn, Aiden ile ayrılma zamanları geldiğinde ikisinin de farklı yollara gideceğini biliyordu. Aiden kendisini umursamayacak ve bir süre sonra unutup gidecekti büyük ihtimal. Dolan gözlerini hızla silerek bunları düşünmemeye çalıştı. Bekaretini Aiden'a verdiği için asla pişman değildi ve olmayacağını da biliyordu.
Aiden uyumadan önce biraz sohbet etmişlerdi ve Aiden, Evelyn'in hayatında tanıdığı en iyi adamdı. Şimdiye kadar tanıdığı bir adam olduğu düşünülürse ki bu amcası Chris ti. İkincisi Aiden'dı..
Aiden yavaşça gözlerini açarak kendisini izleyen bir çift göze özlemle baktı.
''Uyandığım zaman bu yüzle karşılaşmak ne kadar muhteşem tahmin edebiliyor musun ? ''
Evelyn gülümseyerek toparlanmaya çalıştı.Çoktan elbisesini üzerine geçirmişti.Oturur vaziyette durarak sönmekte olan ateşi eline aldığı çubukla eşeleyerek ateşi canlandırmaya çalıştı. Aiden genç kızın utandığını yanaklarında ki pembelikten ve kendisine bakmamaya çalışan gözlerinden anlayabiliyordu.
Aynı Evelyn gibi yerinden doğruldu ve genç kızın yanına oturarak bağdaş kurdu. Yerden bulduğu çubukla aynı Evelyn gibi ateşe tuttu. Aralarında oluşan bu garip sessizliği devam ettirmemek için Aiden en sonunda konuşarak '' hala benden utandığını düşünüyorum Evelyn '' dedi. Soru mahiyetinde sorduğu için bir cevap bekleyerek genç kıza doğru başını çevirdi.
''Tanrım tabi ki de hala utanıyorum Aiden '' diye sitemle mırıldandı Evelyn. Nasıl olur da Aiden kendisinin bu kadar utanmaz olabileceğini düşünürdü. ''Nasıl utanmayabilirim ki '' diye de eklemeyi ihmal etmedi.
Aiden erkekçe bir kahkahanın ardından '' benden kendisini öpmemi isteyen kızın sen olmadığını düşünmeye başlayacağım Evelyn '' diye cevap verdi. ''o kız oldukça cesurdu.Üstelik tamamen cüretkar bir vaziyette yaklaştığını da söyleyebilirim. ''
Evelyn, Aiden'ın sözleri ile bir an için utançtan yerin dibine gireceğini düşündü.
''Ulu tanrım sen ne söylediğinin farkında mısın . Lütfen.., lütfen unutalım Aiden gerçekten çok utanıyorum senden beni öpmeni istedim üstelik sonrasında olanlar ...''
Evelyn yüzünü elleri ile kapatarak üzgünlüğünü biraz olsun yatıştırmaya çalıştı. Gerçekten bunları yaparken aklı neredeydi bilmiyordu. Aiden uyandığı zaman bunları konuşacaklarını düşünmemişti. Kendisini tamamen anın büyüsüne kaptırmıştı. Ve şimdi konuştukları, Aiden'ın söyledikleri ile kendisini tamamen utanmaz bir olarak düşünmesine sebep olmuştu.
'' Sonrasında olanlar ne ! Evelyn ''
Aiden sesinin sertleşmesine engel olamayarak ani bir şekilde genç kızın kolunu tutarak kendisine doğru dönmesini sağladı.
''Sonrasında olanlar için pişman mısın yoksa ? ''
Aiden içinden ''hayır '' diye düşündü. ''Lütfen pişman olmuş olma Evelyn, lütfen ''
Evelyn ne söylemesi gerektiğini bilmiyordu. Bildiği tek şey asla pişman olmadığı idi fakat Aiden'ın karşısında daha da küçük düşerek kendisini alçaltmak istemiyordu.Bu gece yaşananların bir daha tekrarlanmayacağını da biliyordu.Aiden kendisini öpmeden önce ''artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını ''söylerken bunu kastetmiş olmalıydı. Arkadaşlıkları bitecekti büyük ihtimal ve..Evelyn aklına gelen düşünce ile sarsılarak Aiden'a baktı. Aiden o sözleri söylerken sonrasında metresi olmasını isteyecekti belli ki.
''tanrım hayır böyle bir şeyi düşünmüş olamazdı değil mi ''
''Ben pişman değilim ''
Aiden derin bir nefes vererek kasılan vücudunu rahatlatmaya çalıştı.
''Fakat bu gece yaşananların bir daha yaşanmasını istemiyorum ''
Aiden kaşlarını çatarak genç kızın yüzünden aslında neler olduğunu anlamaya çalıştı. Birliktelikleri sırasında Evelyn'in çok mutlu olduğunu gözleri ile görmüştü ve şu an bu söylediklerinin altında başka bir şey yattığına emindi.
''İnanmıyorum '' Evelyn'in yüzüne dokunarak kendisine bakmaya zorladı. ''sana inanmıyorum Evelyn. Gerçekten bunu istemediğini biliyorum.O tutkuyu bir tek ben hissetmedim.Bunun sende farkındasın aramızda ki bu çekimin, yoğun duygunun. Söyle bana ne oldu.İstemeden de olsa seni incitecek bir şey mi yaptım ya da söyledim ''
Aiden aynı zaman da büyük bir hızla yaşanan her şeyi gözden geçiriyor ve nerede hata yaptığını anlamaya çalışıyordu. Ne kadar düşünürse düşünsün bir türlü Evelyn'in böyle davranmasına sebep olacak bir şey bulamıyordu. Geriye ise tek bir ihtimal kalıyordu. Evelyn gerçekten de bu gecenin bir daha tekrarlanmasını istemiyordu.
Evelyn bir adamın metresi olmayı kaldırabilecek türde bir kız değildi. Aiden'ın gözlerine bakarak orada görmeyi umduğu şeyi aradı. Aiden'ın kendisiyle evleneceğini söylemesini tabiki de beklemiyordu. Evliliğin kutsal bir birliktelik olduğunu biliyordu.
''Hayatımın en güzel gecesi olabilir Aiden fakat bir daha yaşanmayacağına ikimiz adına emin olmalıyım. Ben senden istedim ve sende beni kırmayarak merakımı giderdin.Sadece bu kadar , gerisinin bir önemi yok ..''
Aiden, genç kızın her bir cümlesinde sinirlerinin daha da gerildiğini hissediyordu. Yüzünde ki ifadeyi sabit tutmaya çalışarak ''ne saçmalıyorsun '' diye sordu. Genç kızın söylediklerinin birine bile inanmıyordu. Saatler önce kendisini tutkuyla öpen kız şu an karşısında neler söylüyordu.
''saçmalamıyorum sadece..''
'' sadece merakını mı gideriyordum?''
Genç kız bu sözün altında yatan imayı anlamış olacak ki ''Hayır .. ''diye konuşmaya çalıştı.
Aiden yine genç kızın sözünü kesti ve ''Ne düşündüğünü bilmiyorum fakat merakını gidermek için seni öpmedim ya da seninle birlikte olmadım Evelyn. Seninle olmayı gerçekten istedim. Ve seni öpmek.. Daha önce hiç bir kadını böyle öpmedim ''
Evelyn kulağına çalınan son cümlenin ardından adeta patlarcasına '' ben senin metresin olamam Aiden '' diye bağırdı. Gözyaşlarına engel olamıyordu ve kesinlikle rezil olmuştu. Üstelik kendisini tekrar tekrar küçük düşürmekte de üstüne yoktu.
''Gitmeliyim '' diyerek hızla yerinden kalkmaya çalıştı .
Aiden şaşkın bir biçimde kalakalmıştı ve en sonunda kendisini toplayarak ''Tanrım dur biraz önce söylediğin saçmalıklara bir açıklama getirmem lazım. '' dedi ve Evelyn'in kolundan tutarak durdurdu.
Şimdi ikisi de ayaktaydı ve Evelyn, Aiden'ın çıplak göğsüne bakmamak için kendisini zor tutuyordu.
'' metresim olmayı nereden çıkardın.Üstelik ben senden böyle bir şey istememişken !''
'' Bunu direk söylememiş olabilirsin fakat yaşananlardan sonra düşününce fark etmek çok da zor olmadı. ''
'' Evelyn ben bunu ima edecek bir şey yapmadım. Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin aklım almıyor ''
'' beni öpmeden önce artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak demiştin''
''Ve sende bunu kastettiğimi düşündün . ''
''evet..'' Evelyn sesinin gittikçe kısıldığının farkındaydı. Aiden 'ın yüzünde ki ifadeden ortada yanlış bir şeyler döndüğünü anlayabiliyordu
''hiç bir şey eskisi gibi olmayacak derken ..'' genç kızı kendisine doğru çekti ve yanağını okşadı. Evelyn dudaklarında hissettiği baskı ile ne olduğunu anlayamazken Aiden bir kaç saniye sonra geri çekilip yüzüne baktı ve ''işte bunu kastediyordum '' diye devam etti .
---------------------------------------------------------------------------------------
Aiden bir hafta önce yaşanan bu geceyi düşünerek gülümsedi. Artık Evelyn'in pişman olmadığını biliyordu. Bunu genç kızın gözlerinde görmüştü. Evelyn'de kendisine karşı bir şeyler hissediyordu sadece bunu söyleyecek kadar cesur değildi ikisi de.
Aiden güneşin yavaştan yükselmesi ile yerinden kalktı. Evelyn'i uyandırması gerekiyordu. Genç kız gün doğumunu izlemekten oldukça keyif alıyordu. Bir iki adım atmıştı ki ani bir şokla yerinde durarak hızla arkasını döndü. Gördüğü şeyde yanılmış olmayı ölesiye istiyordu. Okyanusun açıklarında demir almış gemiyi karanlıkta gözden kaçırmış olabilirdi fakat gün yavaştan ağarmaya başladıkça adaya yaklaşmakta olan küçük kayığı fark edebiliyordu. Gözlerini kısarak gelenin kim olduğunu anlamaya çalıştı.
''tanrım hayır ..'' diye fısıldadı. ''Şimdi değil lütfen şimdi olmamalı '' diye bağırdı. Her şey için daha çok erkendi. Bunu Evelyn'e açıklayamazdı. Anthea adaya gittikçe yaklaşırken Aiden çoktan olduğu yere çökmüştü.
.