/ İngiltere /
"Leydim sizi görmek isteyen biri var, bekleme salonuna aldım ... "
Leydi Anthea zarif parmaklarının tuttuğu pahalı fincanı önünde ki yüksek sehpanın üzerine bırakarak yavaş bir şekilde oturduğu yerden kalktı.
" Misafir salonuna al lütfen Katy !"
Dedektif içeri giren yaşlı kadını baştan aşağı süzerek gözünde bir profil oluşturduktan sonra Leydi Anthea'ya doğru yürüyerek yaşlı kadının iki adım önünde durdu ve kendisine uzatılan eli büyük bir ustalıkla öptükten sonra zafer kazanmış bit ifadeyle Anthea'nın yüzüne baktı. Bu işten iyi para kazanacağını daha içinde bulunduğu araziye girerken anlamış evin içine ayak bastığı zaman ise iyice emin olmuştu.
" Sizi buraya neden çağırdığımı az çok biliyor olmalısınız Bay Sinclair "
" Evet Leydim, yardımcınız Bay Albert konudan biraz bahsetti. "
" O zaman sizden onu neden hemen bulmanızı istediğimi anlıyorsunuzdur. Aptal oğlum ve karısı, o kızı benden habersiz bu zamana kadar saklamış olabilir fakat şimdi ben bunu öğrendiğime göre torunumun hemen ait olduğu yere dönmesini istiyorum. "
" Araştırmalara hemen başlıyorum leydim, torununuzu en kısa zamanda bulacağım merak etmeyin."
Konuşmanın ardından Anthea, yalnız kaldığı odadan çıkarak üst kata çıkan merdivenlere yöneldi. Önüne vardığı kapıyı açmadan önce derin bir nefes aldıktan sonra kapı kolunu çevirerek tozlu loş odaya girdi.
Bir kaç yavaş adımdan sonra yanına vardığı duvarın önünde durarak başını kaldırdı ve duvarda tüm ihtişamı ile asılı duran tabloya elini uzatarak resmin üzerine işlenmiş olan küçük kız çocuğuna dokunmak istedi.
Kızıl saçları aynı kendisinin ki gibi parlıyor ve kendi küçüklüğünde olduğu gibi omuzlarından aşağı dalgalı bir biçimde dökülüyordu.
" Tanrım,! şimdi kim bilir ne kadar güzel bir kız olmuşsundur. Saçlarını aynı benden almışsın.. Ait olduğun yere dönmeni sağlayacağım Evelyn Courtney Camille.. Evine döneceksin sevgili torunum"
~~~~~~~
Shetland Adası
Aiden genç kızı kucağına aldığı zaman aralarında oluşan hisler kıvılcım gibi ikisini de yakacak derecedeydi.
Evelyn bir anda havaya kaldırılmış olmanın verdiği etkiyle küçük bir çığlık atsa da kollarını çoktan Aiden'ın boynuna dolamıştı.
" Tanrım bu yaptığın gerçekten hiç hoş değil, hazırlıksız yakalandım ve .. ve "
" Ve kollarını boynuma doladın. "
Evelyn inmek için harekette bulunsa da Aiden çoktan dizlerine kadar suya girmişti ve Evelyn'i bırakmaya niyeti yoktu. Genç kızın her hareketinde vücudunda bulunan kaslar Aiden'ın buna izin vermeyeceğini belli edercesine sertleşiyordu.
Aiden " rahat dur " diye fısıldayarak ilerlemeye devam etti ve su beline geldiği zaman durarak genç kızı saran kollarını gevşetti.
Evelyn kendisini bir anda suyun içinde bulduğunda yine hazırlıksız yakalanmıştı ve bu sefer biraz da olsun su yutmayı becermişti. Üstelik açık renk elbisesi farkında olmasa bile hatlarını belli edercesine üzerine yapışarak genç kızı rahatsız bir durumun içine sokmuştu.
Evelyn'in bu durumun önemini farketmediği tavırlarından belliyken Aiden hafifçe öksürerek hızla başını çevirdi ve genç kıza toparlanması için zaman tanıdı. Evelyn'i bu durumun içine o soksa da böyle bir şey beklemediği kesindi. Kıyafetlerinin ıslanacağını biliyordu fakat böyle olacağını düşünmemişti.
Evelyn'nin saçlarında ki suyu sıkarak göğüslerinin üzerine bırakmasını bekledikten sonra başını çevirerek hayran bir şekilde genç kızın suda parlayan tenine baktı.
Evelyn'nin bu adada parladığını görebiliyordu. Öyle ki eğer ingiltere de yaşasa nasıl bir kız olacağını düşünerek anlamsızca gözlerini kaçırdı.
Tabiki böyle bir şey olsa Evelyn'in de diğerlerinden farkı olmayacağını biliyordu. Herkes birbirinin kopyası gibi gezerken Evelyn'nin farklı olacağını düşünmesi saçmalıktan ibaretti. Hatta belki de çoktan bu güzelliğin farkına varan biriyle evlenmiş olacaktı. Bu düşünceyle çenesinde ki kaslar sertleşirken Evelyn'nin sesini duyması ile başını çevirdi.
" Ne düşünüyorsun "
Evelyn, Aiden'ın gözlerinin daldığını farkederek bu soruyu sorma gereği hissetmişti.
" Eğer ingiltere de yaşıyor olsaydın nasıl bir leydi olacağını düşünüyordum "
" Bunu bazen bende merak ediyorum. Sence nasıl bir leydi olurdum ? Ben ve kibar bir leydi olmak nasıl bir şey olurdu çok merak ediyorum"
" Kibar bir leydi nasıl olunur bilmiyorum fakat herkesin gözünü kamaştıracağın kesin. Özellikle saçların bütün kadınların dikkatini çekecek cinsten. "
" Ahh ! saçlarımın bir sorun olacağını her zaman biliyordum. Eğer mümkünse rengini değiştirmek mantıklı bir karar olacaktır değil mi ? "
" Asla ! Sen bu halinle ne kadar farklı olduğunu bilsen böyle bir düşünceyi aklının ucundan dahi geçirmezsin. "
"Hiç bir erkeğin senin gibi düşünceğini sanmıyorum"
Aiden kıskançlık duygusunun kendisini ele geçirdiğini farkederek " benim gibi düşünmeyen erkekler aptaldır onlarla zaman kaybetmene gerek yok " diye mırıldandı.
" İngiltereye döndüğüm zaman amcam benim uygun biriyle evleneceğimi söylüyor Aiden, evleneceğim kişinin beni beğenmesini isterim farklılıklarım yüzünden dışlanmak istemem ?"
" Tanrım gerçekten böyle düşünüyor olamazsın! " diye mırıldandı Aiden.
" okuduğun kitaplardaki kızlar gibi davranmayı bırak Evelyn. Kimse için kendinden ödün vermene gerek yok ! Hele ki saç rengini değiştirmen. Senden bunu isteyen kişi karşısında beni bulacaktır !"
" Ne sıfatla ? "
Evelyn kahkaha atarak Aiden'ın yüzüne merakla baktı. Bu soruyu sormasında ki amaç aslında Aiden'ın evli olup olmadığını ya da geldiği yerde kendisini bekleyen bir olup olmadığını öğrenmekti. Evli olmadığını düşünüyordu çünkü konusu açıldığında hiç bir şey söylememişti fakat nişanlısı ya da bir sevgilisi olup olmadığıyla ilgili hiç bir şey belli etmemişti.
Aiden, genç kızın sorduğu soru karşısında afalladığını belli etmemek için geçiştirmeye çalışarak " bunun için bir sıfata ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum " diye cevap verdi.
"Sana bir soru sorabilir miyim ? Özelse eğer cevap vermek zorunda değilsin "
Aiden bakışlarını genç kızın dudaklarından çekerek " sor " diye cevap verdi. Evelyn her konuştuğunda bakışları istemsiz olarak genç kızın dudaklarına kayıyordu.
" evli misin ? ?
" Ne ! Hayır tabiki de ! "
Evelyn, Aiden'ın tepkisi karşısında kahkahasına engel olamazken " Evlilikten korkan bir Lord " diye mırıldandı.
" Evlilikten korkmak mı ? Hayır bunun adı korku değil, tedbir diyelim. Tanıdığım her kadın ve özellikle anneleri paramdan başka bir şey düşünmezler. Sence evlenmek istememem normal değil mi ? "
Evelyn gözlerini şaşkınlıkla açarak " Nasıl yani " diye bağırdı. " seni sevdikleri için değil de paran için mi seninle evlenmek istiyorlar "
" evet, neden bu kadar şaşırdın ? "
" Tanrım ne kadar kötü ! Aşkın olmadığı bir evlilik düşünemiyorum. "
" İngiltere de hatta dünyanın her yerinde böyle. İnsanlar para ve mevki için birbirleriyle evleniyorlar. "
" iş anlaşması gibi yani ? "
Aiden gülümseyerek cevap verdi. Evelyn'nin konuya bu şekilde bakması hoşuna gitmişti.
" evet, belki birgün sende bu bahsettiklerimden biri için evleneceksin "
" Asla ! Ben asla aşık olmadığım biriyle evlenmeyeceğim "
Aiden kaşlarını kaldırarak Evelyn'nin kararlı görünen yüzüne baktı.
" Aşkı bulmak sandığın kadar kolay değil Evelyn. Hayallere kapılıp üzülmeni istemem "
" Ben bulacağım Aiden. Aşkı bulduğum zaman ise kaybetmemek için elimden geleni yapacağım.!"
Evelyn'in kararlı bir şekilde konuşması ve aşkı bu şekilde ciddiye alması Aiden'ın İngilterede ki hayatını sorgulamasına sebep olmuştu.
" Umarım bulursun Evelyn " diye düşündü. Yıllarını bu adaya vermiş olan kızın gerçekten bir gün bu kadar heyecanla bahsettiği aşkı bulmasını istiyordu.
Evelyn cevabını merak ettiği soruyu sormayı artık ertelemeyerek " Aiden " diye seslendi. Sesinin tereddütlü çıkması Aiden'ın dikkatinden kaçmamıştı.
" Efendim Evelyn "
" Geldiğin yerde, yani İngiltere de sevdiğin biri var mı "
Aiden'ın kaşlarının çatılmasıyla Evelyn heyecanla öne atılarak, " Afedersin yanlış sordum.. " yutkundu ve devam etti, " nişanlın ya da seni seven biri mesela sevgilin var mı diye sormak istemiştim "
Aiden bir kaç saniye gözlerini Evelyn'dan ayırmadan durduktan sonra,
" Neden merak ediyorsun ?" Diye sordu.
Bu sorunun cevabını dürüstçe vermek istese de Evelyn'i daha yeni tanımaya başlamışken bir şeylerin kendisine engel olduğunu hissediyordu. Genç kızın doğallığı, hayattan bahsediş şekli, Evelyn hakkında ki herşey kendisinin genç kıza biraz daha çekilmesine sebep oluyordu.
" sadece merak, burada yalnız yaşadığım için bu sorumu mazur gör lütfen hatta istemiyorsan cevap vermek zorunda bile değilsin "
Evelyn umursamıyor gibi görünmeye çalışarak başını çevirdi. Sudan çıkmak üzere harekete geçmişti ki Aiden'ın " hayır " demesiyle duraksadı.
" hayır ..? "
Aiden bir kaç saniye bekledikten sonra gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Cevap vermeye hazırlanıyor gibiydi.
" Hayır, ne bir sevgilim, ne nişanlım ne de beni seven biri var " diye sertçe cevapladı. Bu söylediği ilk yalan değildi ve son da olmayacaktı.