"Ekin. Allah rızası için. Bak yorgunum." "Hadi be dayısı. Bi tatlı be." "Senin tatlıların hiç bitmiyor ki kızım ya." "Ama hiç almıyorsunuz. Bak, küçücük kaldım sizin yüzünüzden." dediğimde, savurduğu kolunun bi yerime gelmemesi için köşeye sinmiştim bir anda. "Seni öldürürüm. Kimse de fark etmez yokluğunu." "Nasıl fark etmez? Ne demek fark etmez? Tamam, küçücük bir şey olabilirim, ama küçük şeylerin yokluğu çok koyar." "Ne gibi?" "Altın gibi. Telefon gibi. Saç tokası gibi. Nişan yüzüğü gibi mesela." dedim, tam son cümlede aynadan gözlerine bakarak. "Haksız mıymışım gamzeli?" "Çok konuşma Ekin. Git ne istiyorsan al gel, üç dakikan var. Dönmezsen basar giderim." Uzattığı parayı alıp, anında toz oldum arabadan. Üç dakika vermesi onun alehineydi aslında. Oyanırsam Elçin ile daha çok b

