ANDAÇ 05 Haziran 2016 Pazar Çığlıklar ile uyandığımda nerde olduğumu şaşırıp etrafa baktım. Etrafı kolaçan edip her hangi bir tehdit unsuru olmadığını görünce derin bir nefes verdim. Kimse yoktu. Julia'ma baktığımda hıçkırıklar ile ağlıyordu. ''Şşşt bebeğim'' deyip hemen onu sardım. ''Geçti, geçti. Yanındayım, nolur ağlama!'' derken onu daha da sıktım. Anlaşılan kabul görmüştü. ''İncilerin sanki hançer olup kalbime saplanıyor. Böyle çaresiz kalmak, hiç bir şey yapamamak kahrediyor beni.'' O kadar çaresiz hissediyorum ki.. O pisliği öldürmek istiyorum. Öyle kolay bir ölüm de değil! Kahretsin!! Julia elimi tutup, diğer eli ile de yüzümü avcunun içine aldı. Şefkatli gözlerini gözlerime dikti. Bir ömür o gözlerde bu şekilde kalabileceğimi düşündüm. Öyle güz

