Zeynel Efsun evine geldiğinde ilk işi üzerini değiştirerek verandada kahvesini içmek oldu. Düşünceliydi. Aslında işleri yolunda ilerliyordu. İhsan'ın geri dönmesi işleri hızlandırmıştı. Şu an için tek sorun Hakan'dı. Sergiden beri dalgın ve ilgisizdi. Üstelik Cansel'in de ondan bir farkı yoktu. Serginin olduğu akşam bir şey olmuş olmalıydı. "Merhaba baba." Zeynel başını çevirince kızı Şule'yi gördü. "Dersin bitti mi?" "Bitti tabii." Eğilerek babasının yanağını öptü. "Yarın deneme olacağız. Bir şeyler atıştırıp uyuyacağım." "Tamam kızım." dedi. Şule'nin arkasından o da ayaklandı. Çalışma odasına çıkarken aklı hala Hakan'daydı. Belki de onunla konuşup derdini dinlemeliydi. Çalışma odasına girdiğinde pencerelerin tamamının açık olduğunu gördü. Kaşlarını çatarak hızlı adımlarla pencerele

