"Kan olduğu belli, fazla düşünmeye gerek yok." dedi Sarzan kendinden emin bir ses tonuyla. "Buradaki asıl sual kimin kanıdır bu ?.." büyük bir endişeyle sanki içlerini görebiliyormuşum gibi handaki odaların kapılarını incelemeye başladım. Ardından lafıma devam ettim. "Han sahibinin olabilir mi?" Sarzan, başını olumsuz anlamda iki yana sallarken bir yandan da ilerimizdeki kapılara göz atıyordu. "Onun olduğunu sanmam." Bir eliyle ilerimizdeki kapıları işaret etti. Onun gösterdiği yere doğru bakışlarımı yöneltirken gerçekten şaşırmıştım. Sadece yerde değil bizim kapımız dahil tüm kapıların üzerine sanki işaretlenir gibi kan sürülmüştü. Ben ne olduğunu anlamaya çalışırken Sarzan da aynı endişeli tavırla kaşlarını çatmış, kanın bulunduğu noktaya çömelip düşünmeye başlamıştı. Sonra birdenbir

