Ünen, meşeden yapılma kapının pek de saydam olmayan pencere bölümünden belli belirsiz siluet görüyordu sanki. Yaklaşık bir kaç dakika ardından bu gölge ortalıktan kaybolurken aradan pek fazla vakit geçmemişti ki Sarzan, yağmurda daha fazla ıslanmamak için hızla odaya daldığında kapının esintisiyle eşiğe yakın mumların bir kaçı sönmüştü. Zaten şimşeklerden ve o garip siluetten rahatsız olan Ünen bir de bu kapı açılış üzerine yerinden hızla kalkıp temkinli bir vaziyet almıştı. Sarzan ise aynı şekilde kapıyı arkasından hızla kapatırken bakışları Ünen'in rahatsız tavırlarına kaymıştı. " Ne d'ye ayaklandın öyle? Hayalat mı rü'yettin (görmek) ? " Şiddetli rüzgarların arada geminin gıcırdattığı parçalarını birkaç saniye dinledi Ünen. " Asıl olanı işitmek istersen rü'yet etmediğimden emin deği

