Hayat gerçekten çok acımasızdı, ne zaman mutlu olsak illa ki bir sorun çıkıyordu. Çok gülüyorsak anlamalıyız ki bu işte bir şey var, akşamına ya da yarınına kötü bir olay olacak ve üzüleceğiz. Meyra'ya ne olursa olsun yanında olduğumu hissettirdikten sonra okula gitmemiz gerektiğini söyleyerek ikna ettim. Şu an da ise sıramızda oturuyorduk. Ders matematikti ve benim beynim düşüncelerle doluyken Meyra sadece gözlerini kapatmış uyuyordu. Her ne kadar okula gelmek istemese de gelmezse herkes bu iftiranın doğru olduğunu sanacaktı. Bende elimden geldiğince yanında olmaya çalışıyordum. Mahir ve Kutay'ın çetesi 2. Ders olmasına rağmen hala ortalıkta görünmüyordu. Matematik hocamın adımı seslenmesiyle yüzümü yüzünü görebilecek şekilde çevirdim. "Hande?" "Efendim hocam ?" "Gel de tahtada ki sor

