Kara: “Kaan’a gel, bak sana sürprizim var.” Kaan: “Ne sürprizi?” Kara: “İçeride, aşağıda depoda Hasbam gelmiş. Bizi izliyormuş. Allah’tan çocuklar fark etti. Ne olduğunu, kimin adamı olduğunu da bilmiyoruz. Ne yaptıysak konuşturamadık. Anasını sikeyim, böyle sağlam çene kimsede görmedim.” Kaan aşağıya indi. Sandalyede, buz gibi karanlık depoda kafası önde, yüzü gözü kan içinde, gözleri dayaktan şişmiş, morarmış bir halde biri vardı. Kaan kafasını kaldırdı: Yavuz… Kaan’ın içi yandı. Sinirden eli ayağı titredi. Kafasını kaldırdığında Yavuz baygındı. Kaç saat işkence etmişlerse artık kendinden geçmişti. Kaan bayağı sinirlenmişti, gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı. “Ben bunun intikamını alacağım.” Kaan: “Abi, nerede buldunuz bu köstebeği?” Kara: “Deponun oraya kadar gelmiş, bekliyordu

