Armi, sinirden kaşınıyordu. Ellerini sıklıkla koluna atıp derisini tırnaklıyor sonra ensesine konan bir sineğe vurmak için seri bir şekilde geri çekiyordu. Bu hareketleri standart bir şekilde sürekli tekrar ederken, sıkıntıyla ufluyor ve iç geçiriyordu. Nerede olduklarına dair bir fikri yoktu ama inatla pencereyi açıp onu böcek yemi yapan kocasına kinlenmeye başlamıştı. Evden ayrıldıklarında gayet keyifliydi. Kocası onu kucağında taşımış arabaya kadar kendini prenses gibi hissetmesine sebep olmuştu. Yola çıktıklarında da sorun yoktu. Armi, güzel bir otele olmadı uçakla tropikal bir adaya gideceklerini düşünüyordu. O da olmamıştı. Hava alanına gitmemişler, mis kokulu çiçek bahçelerinden geçmemişlerdi. Yol bitmek bilmiyordu. Genelde araca biner binmez uyuklamaya ve sıkılmaya başlardı ama sa

