Toprak kan ter içinde yatağından fırlayıp bir süre derin derin nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. Gözleri karanlığa alıştığında. Uykudan uyandığına emin oldu. Acayip rahatlamış bir soluk verdi. "Oh be rüyaymış." Ecel terleri döktüren rüya da tam olarak Toprak bugün yaşadığı o kaza öpücüğünü tamamlıyordu. Hem de öyle böyle değil. bildiğin Yağmur'u ensesinden kavramış ve dudaklarına yapıştırmıştı. Peki ya o prenses ayarlı cadı ne yapıyordu. Elbet de cadılığını yapıp Toprak'ın öpücüklerine karşılık veriyordu. Rüya hayal olarak canlanmaya başlayınca Toprak sinirle başını salladı. Kalktı elini yüzünü yıkadı mutfağa geçip dolu dolu iki bardak suyu yuvarlayıp beyninin kontrolünü sağlamaya çalıştı. Aklı selim bir şekilde beyin süzgeci mantık ve ahlak devrelerini öne sürünce yaptığının ne kadar

