Motoru otoparka bırakıp arabayı alarak Step’in gönderdiği adrese geldiğimde yanındaki adli tıp uzmanıyla beni bekliyordu. Arabadan inip yanlarına ulaştığımda isminin Doğan olduğunu hatırladığım adamı selamladıktan sonra Step’e “Bu seferki ne?” dedim. “Gel de kendin bak” diyerek arkasını dönüp ilerlemeye başladığında onu takip ettim. Benim arkamdan da Doğan gelirken gözlerim terk edilmiş depodaydı. Yıllar önce terk edildiği belli olan deponun boyası dökülmüş duvarların bazı yerlerinde delikler açılmıştı. Duvarlarındaki is izleri ise evsizlere çoğu kez ev sahipliği yaptığını gösteriyordu. İçeri girdiğimde daha cesedin kokusunu almıştım. Kokuya doğru yaklaştıkça Step’in uzattığı eldivenleri taktım. Step’in tuttuğu el fenerinin ışığında aydınlatılmış yerde sırt üstü yatan cesedi gördüğümde

