Hayatın insanlara, yaşamaya başlarken de ölüme doğru giderken de söyleyecekleri vardır. Hayat, yazılı bir müfredatı olmayan ama onun içine doğan herkesin adım adım o müfredattan geçmek zorunda olduğu, kiminin ön sıralarda, kiminin arka sıralarda ömür sürdüğü bir okuldur. Narin şevkatli bir yuvaya doğmuş ama annesiz kalmış, Turan ise hayatta kalmak için keskin kuralları olan bir evde çocuk sayılacak yaştayken anne şefkatinden mahrum kalmıştı. Narin, hayatı onlar için kolaylaştırmak adına bin parçaya bölünen ama babalık otoritesini sağlam kuramayan bir adam tarafından, Turan ise, acıları yaşamanın, yas tutmanın zaafiyet olduğuna inanan disiplinli bir adam tarafından büyütülmüştü. İkisi de birbirlerinin eksik yanlarının güçlüsüydü... Kâh gülüşlerle, kâh cilveleşmelerle geçen nöbet gecesi

