Mayıs İstanbul Ayrı eve çıktığımız günden beri mutluydum. Mutlukduk. Yani ben öyle düşünüyordum. Renat son günlerde durgundu, her zamankinden kat kat daha fazla. Ona nedenini sormak istiyordum ama yaşananlardan sonra doğal olduğunu varsayarak duruyordum. Bir sabah onu balkonda sigara içerken yakaladım. Koltuğun sağ köşesine oturmuş, zümrüt gözleriyle uzaklara bakarken, dolgun dudaklarının arasındaki sigarasının dumanını tüttürüyordu. Bir süre uzaktan izledikten sonra yanına gittim, oturdum. "Günaydın," deyip kollarımı beline doladım ve başımı göğsüne yasladım. Boğaz ayağımızın altındaydı, gün doğumunu izliyorduk. Kolunu bana sarıp, saçlarımın arasına öpücük kondurduğunda gözlerimi kapatıp açtım. "Neyin var?" Deme cesaretini nihayet günler sonra kendimde bulabilmiştim. "Yok bir şeyim,

