Ve o gün, 19 Şubat; hayatımızın mahvolduğu gün. O gün hayatımızda 15 Aralıktan daha etkili bir olay olacağından habersizdim. Yani, en azından yola öyle çıkmıştım... Bugün 8 mart, benim doğum günüm. O yukarıda; odamızda, yatağımızda. Bense salondaki koltukta oturmuş, parmaklarımı saçlarımın arasından geçirmiş, sehpanın altında tam olarak kare şeklinde özenle serilmiş olan siyah beyaz halıyı seyrediyorum. Tam 17 gün geçti. Geciktirdiğim sürprizi hâlâ yapamadım. Ben ona hamileyim, sadece canını yakmak için öyle söyledim diyebilirim belki ama ona, sen evlatlarına hiç sarılamayacaksın diyemem. Az ileride zincirleme kaza vardı... Ellerimle ağzımı kapatmış, şok içinde ileride birbirine giren araçlara bakıyordum. Mert arabayı durdurmuş, da öylece ileri bakıyordu. Orada, o paramparça olan aracın

