Lanet olsun ki istiyorum ama olmaz. Sen beni üzersin, Akın Nalan'a olmaz. "Şaka!" dedim yalandan sırıtarak, "Sen de hiç şakadan anlamıyorsun! Yaşlı filan değilsin, gençsin hatta ergenliğe yeni girdin. Şu hareketlerinden belli." Dudak ucuyla gülerek başını iki yana sallayıp, "Sen iflah olmazsın," dedi ve beni bırakıp arkasını döndü. O yanımdan uzaklaşırken, ben arsızca havlunun altından belli olan kaslı yuvarlak kalçalarına baktım. Güzelmiş. Çok geçmeden silkinip kendime geldim. "Ne oluyor sana kızım? Saçmalama!" diyip, kendime küçük bir tokat attım. "Kendine gel, şu tipinden başka hiçbir değer olmayan herifin sana yaptıklarını unutma sakın! Hele Kübra'ya yaptıkları... Ah! Düşündükçe delirecek gibi oluyorum!" Unutmak kolay değildi, hele affetmek... Üstelik benim gibi hafızası güçlü bir

