"Ne işin var burada? Rahat bırak beni!" diye çıkıştım. "Seni bulmamı istemesen, buraya gelmezdin." dedi. "Alâkası bile yok! Ben buraya köfte ekmek yemeye geldim." Tam bu an elindeki iki köfte ekmekten birini benim önüme bıraktı. "Özlemişsin belli ki." dedi ve köfte ekmekten bir ısırık aldı. "İnsan kendi içindeki o güzel anıları özleyebilir Akın ama onu acıtan birini özlemez... Ben eminim ki, seni de unutacağım, bana yaptıklarını da. O zamana kadar git. Seni görmek istemiyorum..." Başımda şiddetli bir ağrı vardı. Belki iki gündüz hiçbir şey yememiştim ve gözlerim kararıyordu. Ellerimle yüzümü, gözlerimi ovuşturdum. Gözlerimi bir süre uzunca kapatıp açtıktan sonra yeni bir boşlukla bakıştım ve aslında onunla değil, içimde kalanlarla konuştuğumu anladım. Masanın üzeri boştu, etraf boştu

