İzmir bütün herkesi uyandırdıktan sonra mutfağa geçip masada ki eksik şeyleri yerleştirdi. Saat sabahım 7si olmasına rağmen İzmir fazlasıyla enerjikti. Nede olsa biricik ilk göz ağrısı evleniyordu. Ne kadar kızını vermek istemese bile herkes biliyordu ki ayrı yaşamaya alışmışlardı. Kendisi de aynı yollardan geçmiş bir kadındı ve evliliğin aileyi bölmediğini biliyordu. Bu yüzden içi rahattı. Sadece kızının en güzel gününe odaklanmış her şey onun gönlünce olsun diye uğraşıyordu. Aile fertleri masada toplandıktan sonra çaylar koyulmuş ve ağız tadıyla son kahvaltı edilmeye başlamıştı. "Kuaföre kaçta gideceksiniz.?" İzmir'in sorusuyla Efruz ağzı dolu olduğu için eliyle 2 saat sonra olduğunu gösterip yemeye devam etti. Babasının yanında böyle konuları konuşmaya çekiniyordu. *** Kahvaltıdan

