Yemeğe oturan Ahmet ağa ve ailesi, kızlarının yanından dönen Zeliha hanım ile Zerya' yı da ağırlıyorlardı o akşam. Sessiz geçen yemekte ''Ariya nasıldı?'' diyen Ahmet ağa sessizliği bozdu. ''İyiydi ağabey, sağ olasın ellerinden öpsün." Başını sallayan yaşlı adam ''iyi iyi. Bir eksiği gediği yoktu değil mi?'' diye sordu. '' Damadın ailesine iyice ısınmış görünüyordu. Yalnız damat attan düşmüş hali haraptı.'' ''Onun bu merakını bilmeyen yok, koca bir çiftlik kurduruyormuş kendine. Bir gün başına bir şey getirecek bu at sevdası'' diyen Agit' e katıldı babası. ''Allah korusun!'' dedi kadınlar hep bir ağızdan. Diyar, yanında oturan kaşık elinde kalmış bir şekilde yemek yemeyi unutup karşısındaki kuzenini izleyen kardeşi Berzan' ı dirseğiyle dürterek ''zıkkımlan!'' dedi. ''Keko, o nasıl

