Güzel ve bol muhabbetle geçen akşamın ardından ailemin gidişiyle nihyet Mehmet'le yalnız kalmıştık. Sütlerini içen çocuklarımı odalarına çıkardım. İkisini yataklarına koyup bol bol öperek üzerlerini örttüm. Her gece olduğu gibi Ayete-l Kürsi okuyup odalarının kapısını açık bıraktım. Çocukların odasından çıktıktan sonra aşağı indim. Mehmet telefonla konuşuyordu. "Hallederim hepsini yarın sabah elinde olur. " Telefonu kapatıp deri montunu sırtına geçirdi. Bense ona şaşkınlıkla bakıyorum. Bu gece gerçekten gidecek miydi? "Acil halletmem gereken işler var, geç gelirim. " Ve çıkıp gitti. Tek kelime dahi edemedim, yüzüme bile bir kere bakmadan sırtını dönüp, çıkıp gitti. Kaç dakika olduğum yerden kımıldayamadan öylece arkasından baktım bilmiyorum. Kendimi toparladığımda gözyaşlarımı tut

