Halil ağalar sofraya geldikten sonra yemeklerine başlamışlardı. Demir sessizce yemeğine devam ederken Halil Ağa Ateş'le, ben ise Ayşe hanımla sohbete başlamıştım. Ben kahvaltımı çoktan bitirmiş çay içerken aradan biraz zaman geçmişti. Masa sessizleştiğinde gözüm bir an yanımda oturan kocama takıldı. Bakışlarımız buluştuğunda nazik sesiyle bana seslendi. “Benimle gelir misin?” Başımı hafifçe sallayarak “Tabii” dedim. Sofradakilere kısa bir “Afiyet olsun” dileyerek Ateş’in peşine düştüm. Sofranın biraz ilerisindeki üzüm salkımlarıyla örtülü çardağa doğru yürüdük. Sabahın serin rüzgârı yanımızdan tatlı bir fısıltıyla geçti. Ateş çardağın içindeki eski sedire oturdu, ben de yanına yerleştim. Bir süre sessizlik içinde birbirimize baktık. Sonra o tereddüt eder gibi ellerimi tuttu ve derin b

