Kahvaltıdan sonra salona geçen ikizler üçlü koltuğu işgal edip konuşmaya başladılar. ‘‘İkizparem, Rafunzel çok güzel değil mi?’’ Can, iç çekip yanıtladı kardeşinin sorusunu. ‘‘Çok, çok güzel Çiçeğim,’’ ikizinin düşen yüzünü görünce duraksayıp devam etti. ‘‘Ama sen daha güzelsin Ayçiçeğim.’’ ‘‘Ay, ikizparem ağzın ne güzel konuşuyor öyle!’’ deyip kardeşinin boynuna sardı ellerini ve sıkıca sarıldı Can’a. ‘‘Ne kadar Rapunzel de olsa bir sen değil Çiçeğim, hem benim için çok yaşlı. Güzel deyince aklıma hep sen geliyorsun.’’ Çiçek, kardeşinden biraz uzaklaşıp Can’ın yanaklarını sıkmaya başladı. ‘‘Ya biriciğim ikizciğim kalbim zıp zıp oynuyor. İkiz sevindirmek büyük sevapmış biliyorsun değil mi?’’ Can, yanaklarını Çiçek’ten kurtarıp koltukta aralarında mesafe olacak şekilde oturdu. Yanakla

