‘‘Ben,’’ deyip sustu Mert. Ne diyecekti ki duyduğu en manidar cümlelerin sahibine? Bir an ‘‘Allah razı olsun,’’ demeyi bile aklından geçirmişti ama bunun uygunsuz kaçacağını düşündüğünden hâlâ dizlerinin üstünde yerde oturan kadına sağlam elini uzattı. Sevda’nın Rapunzel lakabını kazanmasını sağlayan saçlarını, saç diplerinden yanağının hizasına kadar okşayarak indi. Elini genç kadının çenesine getirerek, kapattığı gözlerini açmasını sağladı. Menekşe mavisi gözlerle buluşunca bakışları iki kelime döküldü dudaklarından, içtenlikle. ‘‘Özür dilerim.’’ Sevda bu özrün ne için olduğunu anlamamıştı. Mert kadının sormasına fırsat vermeden açıklamasını da kendi yaptı. ‘‘Sana çok kötü davrandım. Ben bir kadına sesimi yükselttiğimi bile hatırlamıyorum. Beni affedebilecek misin?’’ Mert’in eli Sevda

