'Tamam yavrum.Abin almaya gelsin mi?'
Gözlerim kocaman açıldı.Buraya mı gelecekti yani.Bu olamazdı buraya gelirlerse işler daha da karışabilirdi zaten evin durumu şu an çok karışıktı,babam yüzüme bile bakmıyordu bir de beni almaya geldiklerini öğrenirse iyice işler karışır ve çıkılmaz bir hal alırdı.
'Hayır ben kendim gelirim.'
Tek nefeste söyleyivermiştim.Yattığım yerden hızla doğruldum.Buraya asla gelmemelilerdi.İşler çok karışıktı ve ben ne yapacağımı bilmiyordum.
Kapıya doğru yaklaştım,telefonu kulağımdan uzaklaştırıp kapıyı usulca araladım.Koridor bomboştu.Kapıyı geri kapayıp telefonu kulağıma yasladım.
'Peki kızım dikkatli gel.'
Sessizlik oldu.Hafifçe öksürdüm.Ne diyeceğimi bilemedim bir an.Olduğum yerde dikildim.Sırtımı kapıya yasladım.Karşı taraftan ses gelmeyince derin bir nefes aldım.Gözlerimi açamadım,kalbim bir garip atıyordu.
'Oldu o zaman.'
Kapatma tuşuna basmadan önce sesini tekrar duydum.Gözlerimi sıkıca yumdum.Şu an gerçekten doğru bir şey mi yapıyordum,olması gereken bu muydu?
'Sağ ol kızım bizi kırmadığın için.'
Telefonu kapatınca yüreğime garip bir huzur çöktü.Kendimi olabildiğince garip hissettim.Yatağıma girdim,nedendir bilinmez uykum olmadığı halde gözlerim kapandı ve kendimi uykunun sıcacık,huzurlu kollarına bıraktım.
Sabah uyandığımda kasvetli bir güne uyandım.Odamdan dışarı çıkmadım zaten kimse de gelmedi.İçimde garip bir his vardı ve ben bunun ne olduğunu bir türlü çözmemiştim.
Öğlene kadar içimde ki o anlamsız hissi kendime anlatmaya çalıştım.Karnım acıkmıştı ama yine de odamdan çıkmadım.Öğleden sonra elinde küçük bir kahvaltı tepsisiyle Zehra kapıda belirdi.Tepsiyi hafifçe havaya kaldırdı
'Annem gönderdi.'
Gülümsedim.Oturduğum yerde toparlandım.Gülümseyerek yanıma geldi.Eli yüzümde dolaştı.Gözlerimi kaçırdım.Zehra hep daha mantıklı daha objektif olan olmuştu.
'Eeee ne giyeceğine karar verdin mi?'
Başımı olumsuzca salladım.Tepsiyi önüme itti ve gardırobumun başına geçti.Aslına bakarsanız ondan bu tepkiyi beklemiyordum tamam belki aileme gitmeme de bir şey demezdi.Bir dakika ben neden ailem diye bahsediyordum ki onlardan.Gözlerimi sıkıca yumdum.
'Sen karnını doyur ben seçenekleri sunayım.'
Zehra tepsiyi önüme bıraktı.Peynirden küçük bir lokma attım ağzıma.Zehra da bu sırada dolabımda ki kıyafetlere bakıyordu.Tek tek hepsini inceliyordu.Gözlerimi ondan çekip kahvaltıma odaklandım.Acıkmıştım,hem de baya acıkmıştım.
'Sence doğru mu yapıyorum?'
Sorumla askıların üzerinde gezinen eli durdu.Bir süre konuşmadı.En son bir karara vermiş olmalı ki gülümseyerek yanıma geldi.Yatağın üzerine oturdu.Ellerimi sıkıca tuttu.
'Hayır.Gerçek aileni tanımak istemeni anlıyabiliyorum.'
Gülümsedim.Battaniyemle oynamaya başladım.Çekiniyordum nedense bilmiyorum ama utanıyordum.Oysa ki ben utanılacak bir şey yapmıyordum.Benim hiçbir suçum yoktu.
'Peki ya annemler ne düşünüyor?'
Omuz silkti.Gözlerini kaçırdığında aslında ben cevabı çoktan almıştım.Elbette ki annem de babam da oraya gitmemi o insanlarla görüşmemi istemiyorlardı.
'Bilmem.İkisinin de ağzını bıçak açmıyor.Kahvaltı da etmediler.Dün akşam da bir şey yemediler.'
İçime çöken ağırlıkla derin bir nefes bıraktım.Tüm bunlar benim yüzümden miydi?
Huzur dolu ailemiz ,yuvamızı bir an da benim yüzümden mi kara bulutlara teslim olmuştu.İçim yanıyordu.Kendimi ihanet etmiş gibi hissediyordum oysa ki benim hiçbir suçum yoktu ben bu hikayede en masum olandım.
'Hemen darlama kendini.Seninle alakası olduğunu sanmıyorum.Asıl gerçeklerle yüzleşmek canlarını acıttı galiba.'
Zehra'ya bakıp gülümsedim.Zehra her zaman mantığıyla hareket eder işin içine duygularını pek katmamaya çalışırdı ama ben onun tam tersiydim.Belki de burdan belliydi bizim onunla kardeş olmadığımız.
'Sen şaşırmadın mı?'
Gözleri büyüdü.Hızla kafasını salladı.Tepkisiyle gülümsedim.Soğumaya yüz tutmuş çayımdan bir yudum aldım.Çoktan buz gibi olmuştu.Zehra elimi sıkıca tuttu.
'Deli misin?Aklımı kaybedeceğimi sandım.Şok geçiriyordum resmen ama seni düşünmek bile istemiyorum ben bile öyle hissediyorsam sen ne haldeydin.Aklında ki umutsuz karamsar düşünceleri at.Senin bir suçun yok.Aileni merak etme gerçekten çok normal ve doğru bir karar.İnsanları da gördün.Ne haldeler?Öldüğünü sandıkları evlatları yaşıyor.Kimseye kızıp bağıramıyorlar da.Zor'
Derin bir nefes aldım.Gözlerim irileşti.Bu kız ne ara bu kadar büyümüştü de beylik laflar eder olmuştu.
'Sen ne ara bu kadar büyüdün.Abla olan ben miyim sen misin?'
Gözlerini devirdi.Bu bizim bir klasiğimizdi.Ben ne zaman ona ablalık yapsam o hemen itiraz ederdi annem ve babam da bizim bu didişmemizi keyifle izlerdi.
2Sen ne sandın kızım beni.Ben senin bildiğin kızlara benzemem.'
Kahkahama en gel olamadım.Belki de bu evde ki son gülüşlerimin onlar olduğunu bilseydim ağız dolusu gülerdim.Gülebildiğim kadar gülerdim.Bu odada ki son kahkahalarım Zehra ile oldu,kardeşim ile.Aynı ana babadan olmasak da o benim kardeşimdi ve ben ondan 3 dakika önce doğarak onun ablası olmuştum bu her zaman böyle olacaktı.
'Neyse bu kadar çene yeter ben siyah takımın diyorum.Hem sana çok yakışıyor hem de bu akşam ki yemek için ideal.Hadi bir an önce kahvaltını yap.Anca hazırlanır gidersin zaten.Sana olan yardımım maalesef burada son buluyor çünkü kreşe dönüp sınıfımı temizlemem gerekiyor.Ah zavallı ben!'
Gülümsedim ve kafamı salladım.
Pek kahvaltı edesim olmadığından hızlı bir duş alıp üstümü giyindim.Takımımın üzerine uygun bir eşarp taktım.Çantamı da kontrol ettikten sonra yavaşça odamdan kendimi dışarı attım.Anneme çıktığımı söylemeli miyim diye düşünürken annem karşımda belirdi.
'Geç Kalma'