Efe ve Çağla bugün gidiyordu. Onları yolcu etmek için havaalanına gelmiştik. Diğer ayrılığımızdan daha yorgundum şu an ve bir o kadar da güçlü. Ağlamayacaktım o yüzden. Bu kez gerçekten gülüyordum. Ağlayacak bir şey yoktu çünkü. İyileşip birkaç ay sonra yanlarına dönecektim. Öncekinden daha inançlıydım şimdi. Onlar bana bu kadar inanırlarken, benim kendime inanmamam büyük ihanet olurdu onlara. "Bana bak beni bir daha getirtme buralara, bir an önce iyileşip dön tamam mı?" "Tamam." deyip Efe'ye sıkıca sarıldım. İyileşir miydim bilmiyorum ama çabalayacağım kesindi. Çağla ve Efe'yi yolcu edip hastaneye doğru yol aldık. İlaç sayısı haftada bire inmişti ve bu tedavi işe yarıyor demekti. Belki de bu yüzdendi içimde oluşan bu özgüven. "Aşkım iyisin değil mi?" diyerek yüzüme baktı Levent. "Lev

