Her ne kadar günlerdir dua ediyor olsam da o kara gün gelip çatmıştı. Bir ara, 'Hastayım, gelemeyeceğim,' demeyi bile düşünmüştüm, ama o zaman Sezer'in de sinemaya gitmeyeceğini bilecek kadar tanıyordum onu. Hatta sinema yerine, hastaneye gitmemiz konusunda ısrarcı bile olabilirdi. Selen'in de tüm umutları yerlebir olurdu benim yüzümden. Bu yüzden el mâhkum gidecektim. Sebebi Selen'i mutsuz etmek istemememdi. Hepsi bu. Bu nedenle radyoda çalan şarkıya eşlik ederken hazırlanmaya başlamıştım. "Ben seni tarihe gömmeye hazırım Kalmadı gözde, ağlayacak yaş Her kırışında bin parça oldu Düşünmedin mi kalp bu değil taş Doldur şimdi yerimi Başka ben varsa Hadi bul yoracak, yeni birini Çok üzgünüm onun adına Saçlarıma maşa yardımıyla şekil verdikten sonra, gözlerimede sürme çekip rimel sü

