Başa gelen çekilirdi. Bu yaşına kadar başına ne geldiyse sabırla çekmişti. Ama başına gelen bu şey farklıydı. Bela olmuştu başına. Duygularına hükmediyordu. Nasıl kontrol edeceğini bilmiyordu. Bu konuda acemiydi adam. Belanın adıydı Ala... Alacalıydı. Rengarenkti genç kız. Hiçbir kalıba sığmayan ruhu nereye eserse oraya gidiyordu. Masumdu. Güzeldi. Tehlikeliydi. Bütün bunların farkındaydı Alparslan. Ala'nın büyüsüne kapılıp gidiyordu. Ona yaptıklarını sineye çektikçe çekiyordu. Başkası yapmış olsa çoktan bedelini ödemişti ama Ala'ya kıyamıyordu. Genç kızın siyah cam gözlerinde çocukluğunun en huzurlu günlerini görüyordu. O zamanlar küçücüktü Aparslan. Ala'nın kokusunu içine çektiği her an ona sokulma isteği arttıkça artıyordu. O tanıdık bakışları onu geçmişe götürüp duruyordu. İçin

