Dün gece üstüme çöken uğursuz hastalığın hiçbir etkisi kalmamıştı. Bu sabah bütün etkileri vücudumu terk edip gitmişlerdi. O kadar iyi hissediyordum ki, sabah erkenden uyanmış bahçede kısa bir gezintiye çıkmış, temiz hava alarak odama geri dönmüştüm. Ardından duş alarak mor elbisemi giymiş, beyaz yarım çoraplarımı giyerek mor bilekten bağlamalı kalın topuklu ayakkabılarımı da giymiştim. Mor tonlarında göz makyajı yapmış son olarak tokalarımı da takmıştım. Şimdi ise bahçedeki masaya kurulmuştum. Çalışanlar kahvaltıyı masaya kurarken biz de Hamza'yla birlikte yan yana oturmuş elimdeki tabletten çeyizlere bakıyorduk. Almam gerekenlerin listesini Hamza annesinden yazdırmıştı. Nişandan sonra annesine teşekkürlerimi bizat kendim iletecektim. Bunu aklımın bir köşesine yazmıştım. Dün akşam

