9. BÖLÜM

1056 Kelimeler

Yaman'ın öpüşünün yakıcı izleri, Hayal'in dudaklarında ve zihninde hâlâ tazeydi. O gece, odasında, onun kokusuna, sert dokunuşuna ve sözlerine ("Ben senin yüzünden savaş ilan ettim... Hiç pişman değilim.") hapsolmuş haldeydi. Dışarıda Bedirhan fırtınası kopmak üzereyken, içerideki fırtına onu çoktan yutmuştu. Artık geri dönüş yoktu. Ertesi sabahın erken saatlerinde, malikanede olağandışı bir hareketlilik vardı. Mustafa Bey, telaşsız ama hızlı adımlarla koridorlarda dolaşıyor, talimatlar veriyordu. Selin, dönüşünden beri daha da zehirli bir sessizliğe bürünmüştü. Yaman ise kütüphanede, telefonla hızlı ve anlaşılması güç konuşmalar yapıyor, yüzü asla değişmeyen o ciddi ifadeyle. Kahvaltı vakti gelmeden, Yaman, Hayal'i kütüphaneye çağırdı. Odaya girdiğinde, Yaman pencereden dışarı bakıyordu

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE