Soğuk, artık sadece dışarıdan gelen bir his değil, içlerine işlemiş, kemiklerinin iliğine kadar sızmış bir gerçeklikti. Terk edilmiş sanayi deposunun devasa, yankı yapan boşluğunda, son teknoloji ekipmanların soğuk mavi ışıkları, yüzlerindeki şoku ve yorgunluğu aydınlatıyordu. "PROJE: CERBERUS" yazılı ekran, Yaman'ın gözlerinde bir hayalet gibi yansıyordu. Selin'in o beklenmedik, zehirli patlamasının ardından odada asılı kalan gerilim, nefes almayı bile zorlaştırıyordu. Selin, sırtını dönüşüyle bir duvar örmüştü. Omuzlarının sert duruşu, her kelimenin bir bıçak gibi saplandığının kanıtıydı. Yaman ise hafıza kartına bakakalmıştı. O küçük, siyah nesne avucunda aniden zehirli bir yılana dönüşmüştü. Selin haklı mıydı? Bütün bu kaosun, oğlu Oğuz'un kaybının, peşlerindeki ölüm tehdidinin temeli

