Yaman'ın gizli telefonundaki mesaj, odadaki sıcak ve samimi havayı anında dondurdu. Bir an önce paylaştıkları yakınlık, tenlerinin üzerinde henüz soğumamışken, zihinleri yeniden pusuya düşmüş avcılar gibi tetikteydi. Oğuz'dan gelen kısa ve net mesaj, her kelimesiyle bir tehdit taşıyordu: "Kıyıdaki terk edilmiş balıkçı barınağı. 02.00. Yalnız gel." Yaman, telefonu Hayal'e gösterdi. Ekranın loş ışığı, Hayal'in endişeyle büyüyen gözlerine vurdu. Yatakta doğruldular, çarşaflar kalçalarına dolanmıştı. Çıplak tenlerine, dışarıdaki tehlikeli dünyanın soğuk nefesi değmişti. "Gitmem lazım," dedi Yaman, sesi yorgun bedeninden beklenmeyecek kadar kararlı ve sert. Bu, sadece Oğuz'un çağrısına bir cevap değil, aynı zamanda içine düştüğü çaresizlik çukurundan kurtulmak için bir hamleydi. Harekete geçm

