"Arsız!" Koşa koşa Mardin'in sokaklarında deli gibi ilerlerken arkamdan bağıran yaşlı amcanın söylendiği sözü umursamadım bile. Aklımda olan tek bir şey vardı. Ömer.. Hastanedeymiş. Hastaneye kaldırılmış. O an dünya başıma yıkıldığını hissederken aklıma gelen kötü düşüncelerle yürümeye başladım. Sonra koştum. Koştum. Koşuyordum hala. Nefes alışverişim o kadar hızlıydı ki. Tepe taklak olmak üzereydi hayatım. Bitti dediğim her an yeniden başlıyorduk hayata. Nefes almak için iki saniye durakladığımda dizlerimden destek alarak iki büklüm kalmıştım. Yapamıyordum. Gücümün tükendiğini anlarken gözlerimi kaçırdım yerdeki su birikintisinden. Küçücük bir su birikintisi ne halde olduğumu göstermişti bana. Saçlarım anlıma yapışmış, gözlerimde büyük bir korku. Nefes alamıyorum sanki. Berbat haldeyi

